Yaz tatilinde geç yatmaya ve geç kalkmaya alışan çocuklar için okul düzenine dönüş zamanı geldi. Peki uyku saatlerini ne zaman değiştirmeye başlamalı, çocuklar ve ergenler kaç saat uyumalı, ekranlar ne zaman kapanmalı? Klinik Psikolog Romina Markaroğlu Elvan, okula dönüş öncesinde çocukların uyku düzenini yeniden kurmak için ailelerin dikkat etmesi gerekenleri Pretty Mother Magazine’e anlattı.
Okulların açılmasına sayılı günler kala çantalar hazırlanıyor, eksikler tamamlanıyor, yeni dönemin planları yapılıyor. Ancak okula dönüş hazırlığının önemli bir parçası daha var: Yaz boyunca değişen uyku ve günlük yaşam düzenini yeniden okul ritmine hazırlamak.
Geç saatlere kadar uyanık kalmaya ve sabahları daha geç kalkmaya alışan çocuklarda düzeni bir gecede değiştirmek yerine kademeli bir geçiş yapmak gerekiyor. Üstelik uyku yalnızca sabah okula zamanında yetişebilmekle ilgili değil; çocuğun dikkatinden öğrenmesine, belleğinden ruh haline kadar okul gününün pek çok alanıyla ilişkili.
Peki bu geçişe ne zaman başlanmalı? Yatma ve kalkma saatleri nasıl değiştirilmeli? Ergenlerin geç yatmak istemesi gerçekten bir “kuralsızlık” mı? Hafta sonu uzun uyumak hafta içindeki uyku açığını kapatabilir mi? Melatonin çocuklarda kullanılabilir mi?
Pretty Mother Magazine olarak merak edilenleri Klinik Psikolog Romina Markaroğlu Elvan’a sorduk.

Okul dönemine geçişte uyku düzenini son birkaç güne bırakmak yerine yaklaşık 1-2 hafta önceden başlamak, çocuğun biyolojik saatinin yeni programa daha kolay uyum sağlamasına yardımcı oluyor.
Yaz tatilinde geç saatlere kadar uyanık kalan ve sabah geç kalkan çocuklarla ergenler için okul dönemine geçiş ne zaman başlamalı? Son haftayı beklemek doğru mu?
Okul dönemine geçişte uyku düzenini yaklaşık 1-2 hafta önce yeniden yapılandırmaya başlamak daha uygun olacaktır. Özellikle yaz boyunca yatış ve kalkış saatleri birkaç saat kaydıysa, yeniden düzenlemeyi son birkaç güne bırakmak çocuğun biyolojik saatinin okul programına uyum sağlamasını zorlaştırabilir. Uyku saatlerini kademeli olarak değiştirmek ise çocukların ani bir değişikliği ceza gibi algılamadan yeni düzene alışmalarına yardımcı olur.
Uyku düzenini yeniden oluştururken saatleri bir anda mı değiştirmek gerekir, yoksa her gün 15-30 dakika erkene çekmek daha sağlıklı bir yöntem midir?
Uyku düzenini yeniden oluştururken, yalnızca yatış saatini değil, sabah kalkış saatini de okul saatine yaklaştırmak önemlidir. Yatma ve kalkma saatlerini bir anda değiştirmek yerine, 15-30 dakikalık adımlarla kademeli olarak erkene çekmek çocuğun daha kolay tolere edebileceği bir yaklaşım olacaktır.
Yatma ve kalkma saatlerini bir anda değiştirmek yerine her gün 15-30 dakika erkene çekmek, çocukların yeni düzene daha kolay uyum sağlaması için önerilen yöntemlerden biri.
Örneğin çocuk yaz boyunca saat 22.30’da uyuyorsa, uyku saati önce 22.00’ye, ardından 21.45’e çekilebilir. Böyle küçük aralıklarla ilerlemek, çocuğun yeni düzene daha kolay uyum sağlamasına yardımcı olur. Uyku saatini bir gecede 22.30’dan 19.00’a çekmek gibi keskin değişiklikler ise çocukta tepki ve direnç yaratabilir, çocuk yatağa beklendiği gibi erken girse bile uykuya dalmakta zorlanabilir.
Gün içindeki fiziksel hareketliliğin artırılması, sabah saatlerinde gün ışığından yararlanılması ve uyku öncesi ekran kullanımının sınırlandırılması, uykuya geçişi kolaylaştırmak için düzenlenebilecek başlıca alanlardır.

Okul öncesi çocuklar, ilkokul çağındaki çocuklar ve ergenlerin günlük ideal uyku süresi kaç saat olmalı? Yaşa göre değişen ihtiyaçlar nelerdir?
Önerilen uyku süresi yaşa göre değişkenlik gösterir ve genel olarak yaş ilerledikçe azalır. Okul öncesi ve ilkokul çağındaki çocukların uyku gereksinimi, daha büyük çocuk ve ergenlere kıyasla daha fazladır.
Amerikan Uyku Tıbbı Akademisi’nin önerilerine göre; 3-5 yaşta 10-13 saat (gündüz uykuları dahil), 6-12 yaşta 9-12 saat, 13-18 yaşta ise 8-10 saat uyku önerilmektedir. Bununla birlikte, çocuklar arasında bireysel farklılıklar bulunur. Önemli göstergelerden biri, çocuğun sabah dinlenmiş uyanması ve gün içinde belirgin bir uyku hali yaşamamasıdır.
Ergenlerin akşamları daha geç uyumak istemesi her zaman “kuralsızlık” ya da “isteksizlik” değil. Ergenlik döneminde biyolojik saatin doğal olarak daha geç saatlere kayması, sabah erken uyanmayı da zorlaştırabiliyor.
Ergenlik döneminde biyolojik saatte doğal bir değişim yaşanır. Uyku/uyanıklık ritminin daha geç saatlere kayması, ergenlerin akşamları daha geç uykularının gelmesine ve sabah erken saatlerde uyanmakta zorlanmasına neden olabilir. Bu nedenle, ergenlerin geç yatmak istemesi yalnızca “kuralsızlık” veya “isteksizlik” olarak değerlendirilmemelidir. Ancak, erken başlayan okul saatleriyle birleştiğinde, bu biyolojik değişim ergenlerin kronik olarak daha az uyumasına yol açabilir.
Ortaokul ve lise döneminde ise yeterli uyku, gün içindeki dikkat ve öğrenme süreçlerinin sağlıklı şekilde sürdürülebilmesi açısından önem taşır. Yetersiz uyku öğrencilerin sınıf içinde dikkatlerini sürdürmesini, derse odaklanmasını ve öğrendikleri bilgileri akılda tutmasını zorlaştırabilir.

Yaz boyunca ekran süresi artıyor. Özellikle akşam saatlerinde telefon, tablet ve bilgisayar kullanımı uykuya dalmayı nasıl etkiliyor? Okullar açılmadan önce ekran kullanımında nasıl bir düzenleme önerirsiniz?
Özellikle akşam saatlerindeki ekran maruziyeti uykuya geçişi zorlaştıran önemli etkenlerden biridir. Telefon, tablet ve televizyon gibi cihazlardan yayılan ışığa maruz kalmak biyolojik saate “henüz gündüz” sinyali verebilir ve uykuya geçişi geciktirebilir. Buna ek olarak, izlenen içeriklerin veya dahil olunan etkileşimlerin (oyunlar, sosyal medya, mesajlaşma vb.) zihinsel olarak uyarıcı etkisi çocuğun zihinsel aktivasyonunu sürdürebilir ve uykuya dalmayı zorlaştırarak yatış saatini ileriye taşıyabilir.
Okul başlamadan önce, özellikle uykudan en az bir saat önce ekranların kapatılması, telefon ve tabletlerin mümkünse yatak odasının dışında bırakılması ve bu sürenin daha sakin rutinlere ve aktivitelere ayrılması iyi bir başlangıç olacaktır.
Telefon, tablet ve televizyon yalnızca yaydıkları ışıkla değil; oyun, sosyal medya ve mesajlaşmanın zihinsel olarak uyarıcı etkisiyle de uykuya geçişi geciktirebiliyor. Uzmanlar ekranların uykudan en az bir saat önce kapatılmasını öneriyor.
Bazı aileler çocuklarının daha kolay uyuyabilmesi için melatonin takviyesi kullanmayı düşünüyor. Melatonin çocuk ve ergenler için güvenli midir? Hangi durumlarda mutlaka doktora danışılmalıdır?
Melatonini çocuklarda rutin olarak kullanılabilecek, tamamen zararsız bir ‘uyku vitamini’ gibi düşünmemek gerekir. Melatonin, vücudun uyku-uyanıklık döngüsünün zamanlanmasında rol oynayan bir hormondur ve ülkemizde kullanımı doktor reçetesine tabidir.
Bazı çocuklarda, özellikle belirli sirkadiyen ritim bozukluklarında veya bazı nörogelişimsel durumlarda hekim önerisiyle kullanılabilir. Ancak sağlıklı çocuklarda görülen her uyku probleminde ilk seçenek değildir. İlk yaklaşım olarak genellikle düzenli ve sağlıklı uyku alışkanlıklarının oluşturulması önerilir.
Uyku güçlüğünün altında uygun olmayan uyku alışkanlıklarının yanı sıra kaygı, huzursuz bacak sendromu, solunumla ilişkili uyku sorunu veya değerlendirilmesi gereken başka nedenler de bulunabilir. Bu nedenle, öncelikle uyku güçlüğüne yol açabilecek etkenlerin değerlendirilmesi, ardından uyku düzeni ve uyku hijyenine yönelik gerekli düzenlemelerin yapılması önemlidir.
Uyku sorununun bu düzenlemelere rağmen devam etmesi, belirgin şekilde sıklaşması veya başka belirtilerin eşlik etmesi durumunda çocuk doktoru, çocuk ve ergen psikiyatristi ya da uyku alanında çalışan bir hekimden destek alınmalıdır.
Sabahları kalkmakta zorlanan çocuklarda aileler nasıl bir yol izlemeli? Uyandırma şekli, kahvaltı ve sabah rutini okul adaptasyonunu etkiler mi?
Sabahları uyanmakta zorlanan bir çocuğun bu durumunu yalnızca isteksizlik ya da uyum göstermeme olarak değerlendirmemek gerekir. Yeterli ve kaliteli uyku alamama, özellikle ergenlik dönemindeki biyolojik ritim değişiklikleri, gece geç saatlere kadar ekran kullanımı, uykuda solunum güçlüğü gibi uyku kalitesini etkileyebilen etkenlerin yanı sıra, stres ve kaygı da sabah uyanmayı güçleştirebilir.
Çocuk yeterince uyumuyorsa, en iyi planlanmış sabah rutini bile uyku eksikliğini tamamen telafi edemez. Bu nedenle, öncelikle gece uykusunun süresi ve kalitesi değerlendirilmeli, ihtiyaç varsa uyku düzeni buna göre yeniden yapılandırılmalıdır.
Sabahları mümkün olduğunca aynı saatte uyanmak, perdeleri açarak gün ışığından yararlanmak ve çocuğa yataktan kalkıp hazırlanması için yeterli zaman tanımak faydalıdır. Öngörülebilir bir sabah rutini oluşturmak, çocuğun kendisinden ne beklendiğini bilmesini ve zamanla bu adımları daha bağımsız şekilde sürdürebilmesini kolaylaştırır. Kıyafetleri ve okul çantasını bir gece önceden hazırlamak da sabah verilmesi gereken kararları ve zaman baskısını azaltabilir.
Aceleyle, tekrar tekrar uyarılarak ve evden çıkışa çok az zaman kala uyandırılan çocuklar güne daha stresli başlayabilir. Bu nedenle, beklenmedik gecikmelere karşı sabah rutinine küçük bir zaman payı eklemek faydalı olabilir. Rutinlerin yerleşmesinin zaman ve tutarlılık gerektirdiğini, her sabahın aynı şekilde ilerlemeyebileceğini de unutmamak gerekir.
Uyandırma şekli, kahvaltı ve sabah rutininin nasıl ilerlediği de çocuğun güne ve dolayısıyla okul sürecine geçişini etkileyebilir. Çocuğu acele ettiren, art arda uyarıların verildiği bir sabah yerine sakin, öngörülebilir ve her gün benzer şekilde ilerleyen bir rutin, evden okula geçişi kolaylaştırır.

Yetersiz uyku yalnızca çocuğun sabah yorgun kalkmasına neden olmuyor; dikkati sürdürme, yeni bilgiyi öğrenme ve hatırlama becerilerini de etkileyebiliyor. Küçük çocuklarda uykusuzluk bazen hareketlilik, huzursuzluk ve çabuk öfkelenme şeklinde de kendini gösterebiliyor.
Uyku eksikliği çocuk ve ergenlerde okul başarısını, dikkat süresini, ruh halini ve öğrenmeyi nasıl etkiliyor?
Uyku, öğrenme ve bellek süreçlerinin önemli bir parçasıdır. Gün içinde öğrenilen bilgilerin işlenmesi, düzenlenmesi ve bellekte pekiştirilmesinde yeterli ve kaliteli uyku önemli rol oynar. Yetersiz uyku ise çocuk ve ergenlerde dikkati sürdürme becerisini, çalışma belleğini ve bilgiyi işleme hızını olumsuz etkileyebilir. Bunun sonucunda yeni bilgiyi öğrenmek, öğrenilen bilgiyi hatırlamak ve sınıf içinde dikkati sürdürmek zorlaşabilir. Uyku yetersizliğinin uzun süre devam etmesi, akademik performansta düşüşün yanı sıra duygu ve davranış düzenleme güçlükleriyle de ilişkilendirilmektedir.
Özellikle küçük çocuklarda uykusuzluk, yetişkinlerde olduğu gibi her zaman yalnızca “uykulu görünme” şeklinde kendini göstermeyebilir. Bazı çocuklarda tam tersine hareketlilikte artış, huzursuzluk, çabuk öfkelenme, dikkatini toplamakta zorlanma veya davranışsal güçlükler ön plana çıkabilir. Bu nedenle, çocuğun gün içindeki dikkat veya davranış değişikliklerini değerlendirirken uyku süresi ve kalitesini de göz önünde bulundurmak önemlidir.
Uyku düzenini desteklemek için akşam saatlerinde uygulanabilecek basit aile rutinleri neler olabilir?
En etkili rutinler genellikle oldukça basit olanlardır. Her akşam benzer saatlerde başlayan, 20-40 dakikalık sakin ve öngörülebilir bir geçiş süreci oluşturulabilir. Çocuktan keyifle oynadığı bir oyunu veya izlediği bir içeriği bir anda bırakıp uykuya geçmesini beklemek yerine ekran/oyun süresinin biteceği önceden hatırlatılmalı ve çocuğa yaptığı etkinliği tamamlaması için kısa bir geçiş süresi tanınmalıdır. Ardından ekranların kapatılması, ışıkların azaltılması, duş veya yüz yıkama, pijama ve diş fırçalama, kitap okuma ya da kısa bir sohbet gibi her akşam benzer sırayla tekrarlanan adımlarla uykuya geçiş desteklenebilir.
Okul çağındaki çocuklarda ertesi günün kıyafetini ve çantasını hazırlamak da rutinin bir parçası olabilir. Ergenlerde ise kuralları yalnızca ebeveynin dayattığı bir sistem yerine, uyku saatinin ve telefonun gece nerede bırakılacağının birlikte belirlenmesi daha sürdürülebilir olabilir. Amaç beynin zamanla “bu aktiviteler başladıysa gün kapanıyor ve uyku yaklaşıyor” bağlantısını kurmasıdır.
Hafta sonu biraz daha fazla uyumak çocuğun toparlanmasına yardımcı olabilir; ancak öğlene kadar uyumak hafta boyunca biriken uyku açığını tamamen ortadan kaldırmıyor. Asıl hedef, hafta boyunca yaşına uygun ve düzenli bir uyku süresi oluşturmak.
Hafta sonu “telafi uykusu” yapmak doğru mu? Çocuk ve ergenler hafta içi az uyuduklarında hafta sonu öğlene kadar uyuyarak bu açığı kapatabilir mi?
Hafta içinde az uyuyan bir çocuğun hafta sonu biraz daha fazla uyuması anlaşılabilirdir ve elbette bir miktar toparlanmaya yardımcı olabilir. Ancak, hafta sonu uzun saatler uyumak hafta boyunca düzenli olarak yetersiz uyumanın etkilerini tamamen ortadan kaldırmaz. Asıl hedef, uyku borcunu hafta sonları kapatmaya çalışmak değil, hafta boyunca çocuğun yaşına uygun miktarda uyuyabileceği bir düzen oluşturmaktır.
Bununla birlikte, hafta içi okul nedeniyle belirli bir saatte uyanmak için daha erken yatmaya alışan bir çocuk veya ergenin, hafta sonunun gelişiyle birlikte yatış ve uyanış saatlerinde biraz daha esneklik istemesi oldukça anlaşılırdır. Bu konuda çok katı olmak yerine, uyku düzenini belirgin şekilde bozmayacak ölçüde esneklik tanınabilir. Önemli olan, hafta sonu ile hafta içi arasındaki farkın çok açılmaması ve pazar akşamı yeniden uykuya geçmeyi, pazartesi sabahı ise uyanmayı zorlaştıracak kadar geç saatlere kayılmamasıdır.




















