Okullar açıldı, burun akıntısı, öksürük ve boğaz ağrısı da peş peşe gelmeye başladı… Peki çocukların okul döneminde daha sık hastalanması bağışıklıklarının zayıf olduğu anlamına mı geliyor? Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Fikret İşbilir, okul döneminde çocuk sağlığını desteklemek için vitamin ve takviyelerden önce uyku, beslenme ve günlük alışkanlıklara dikkat çekiyor.

Okulların açılmasıyla çocukların günlük düzeni kısa sürede değişiyor. Daha erken uyanmak, kalabalık sınıflarda zaman geçirmek, servis kullanmak ve ortak eşyalara temas etmek günlük hayatın bir parçası haline geliyor.
Tam da bu dönemde art arda gelen burun akıntısı, öksürük veya boğaz ağrısı ise ebeveynlerin aklına aynı soruyu getiriyor: “Çocuğumun bağışıklığı mı düştü?”
Batıgöz Sağlık Grubu Balçova Cerrahi Tıp Merkezi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Fikret İşbilir, sık hastalanmanın her zaman bağışıklık sisteminin zayıf olduğu anlamına gelmediğini belirtiyor.
Her burun akıntısı ‘bağışıklığı düştü’ demek değil
Okul; sınıflar, servisler, yemekhaneler ve ortak kullanılan eşyalar nedeniyle çocukların çok daha fazla kişiyle yakın temas ettiği bir ortam. Bu durum özellikle solunum yolu ve bazı gastrointestinal enfeksiyonların bulaşmasını kolaylaştırabiliyor.
Uzm. Dr. Fikret İşbilir, “Okula dönüşle birlikte çocuğun temas ettiği kişi sayısı ve kapalı ortamlarda geçirdiği süre artabiliyor. Bu nedenle özellikle solunum yolu enfeksiyonlarıyla karşılaşmak mümkün. Çocuğun sık hastalanmasını doğrudan ‘bağışıklığı çok zayıf’ şeklinde yorumlamak her zaman doğru değildir. Hastalıkların sıklığı, süresi, şiddeti ve çocuğun genel sağlık durumu birlikte değerlendirilmelidir” diyor.
Okul döneminde art arda geçirilen enfeksiyonlar tek başına çocuğun bağışıklık sisteminde bir sorun olduğu anlamına gelmiyor.

Peki ne zaman doktora danışmalı?
Burada yalnızca çocuğun kaç kez hastalandığına bakmak yeterli değil.
Enfeksiyonların olağandan uzun sürmesi veya ağır seyretmesi, ciddi enfeksiyonların tekrarlaması, büyüme ve gelişmenin etkilenmesi ya da başka dikkat çekici belirtilerin ortaya çıkması durumunda çocuk sağlığı ve hastalıkları hekimi tarafından değerlendirme yapılması gerekebilir.
Bağışıklığı güçlendiren ‘mucize besin’ var mı?
Okullar açıldığında ebeveynlerin en çok merak ettiği konulardan biri de beslenme. Ancak uzmanlara göre bağışıklık sistemini tek başına güçlendiren veya çocuğu hastalıklardan koruyan özel bir besinden söz etmek doğru değil.
Çocuğun yaşına ve gereksinimlerine uygun yeterli ve dengeli beslenmesi; sebze ve meyvelerin, protein kaynaklarının, süt ve süt ürünleri ya da uygun alternatiflerinin ve tam tahılların günlük beslenmede yer alması önem taşıyor.
İşbilir, “Çocuk beslenmesinde amaç belirli bir yiyeceği ‘bağışıklık besini’ haline getirmek değil, çeşitliliği ve dengeyi sağlamaktır. Kahvaltı ve diğer ana öğünlerin düzenli olması, çocuğun gün içerisindeki besin gereksinimlerinin karşılanmasına katkı sağlar.” diyor.

Her çocuğun vitamine ihtiyacı var mı?
Okul dönemiyle birlikte vitamin şurupları, multivitaminler ve çeşitli takviyeler de yeniden gündeme geliyor. Ancak sağlıklı ve dengeli beslenen çocukların çoğunda rutin olarak ek vitamin veya mineral kullanılması gerekli olmayabilir.
Takviye ihtiyacı çocuğun yaşına, beslenmesine, sağlık durumuna ve varsa saptanmış eksikliklerine göre değerlendirilmeli.
Uzm. Dr. İşbilir ayrıca birden fazla vitamin veya mineral ürününün birlikte kullanılmasının gereksiz ya da fazla alıma yol açabileceğine dikkat çekiyor.
D vitamini, demir ve diğer mikrobesinler için de her çocuğa otomatik olarak aynı testlerin yapılması yerine hekimin çocuğun öyküsü, beslenmesi, büyüme-gelişmesi ve fizik muayenesine göre karar vermesi gerekiyor.

Uyku da en az beslenme kadar önemli
Yaz tatilinde geç yatmaya alışan çocukların okul açıldığında birden erken kalkmaya başlaması toplam uyku süresini azaltabiliyor.
Genel önerilere göre 6-12 yaşındaki çocukların günde 9-12 saat, 13-18 yaşındaki gençlerin ise 8-10 saat uyuması öneriliyor.
Düzenli saatlerde yatıp kalkmak ve yatmadan önce sakin bir rutin oluşturmak okul düzenine yeniden uyum sağlamayı kolaylaştırabiliyor.
Ekranları yatmadan önce kapatın
Telefon, tablet, bilgisayar ve televizyon kullanımının gece saatlerine uzaması uykuya geçişi zorlaştırabiliyor.
Bu nedenle çocukların yatmadan en az bir saat önce ekran kullanımını bırakması ve mümkünse elektronik cihazların yatak odasının dışında tutulması öneriliyor.
İşbilir; “Okul döneminde uyku düzenini oluştururken yalnızca ‘erken yat’ demek çoğu zaman yeterli değildir. Akşam rutinini de buna göre düzenlemek gerekir. Ekran kullanımının sınırlandırılması ve her gece benzer bir uyku hazırlığı yapılması çocuğun yeni düzene uyumunu kolaylaştırabilir.” diyor.

Balçova Cerrahi Tıp Merkezi
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Fikret İşbilir
Basit ama önemli; el yıkama…
Okul döneminde enfeksiyonların yayılımını azaltmaya yardımcı olabilecek en temel alışkanlıklardan biri doğru el yıkama.
Çocuklara özellikle tuvaletten sonra, yemeklerden önce, burun temizliğinin ardından, öksürme veya hapşırma sonrasında ellerini sabun ve suyla yıkamaları hatırlatılabilir.
Öksürürken veya hapşırırken ağız ve burnu mendille; mendil yoksa dirseğin iç kısmıyla kapatmak da erken yaşta kazandırılabilecek önemli alışkanlıklardan.

Amaç çocuğun hiç hastalanmaması değil
Okula başlayan bir çocuğu bütün enfeksiyonlardan koruyacak tek bir besin, vitamin ya da yöntem bulunmuyor. Bunun yerine yeterli ve dengeli beslenme, yaşına uygun uyku, fiziksel aktivite ve hijyen alışkanlıklarının birlikte ele alınması gerekiyor.
Uzm. Dr. Fikret İşbilir bunu şöyle özetliyor: “Okula başlayan bir çocuğun zaman zaman enfeksiyon geçirmesi tek başına bağışıklık sistemiyle ilgili bir problem olduğunu göstermez. Ailelerin vitamin veya takviyelerle hastalıkları tamamen önlemeye çalışmak yerine çocuğun genel sağlık alışkanlıklarına odaklanması daha doğru bir yaklaşım olacaktır.”
Pretty Mother Yorumu
Okullar açıldığında çocuk birkaç kez üst üste hastalanınca ilk düşüncemiz kolayca “Bağışıklığı düştü, bir şey vermem gerekiyor” olabiliyor. Oysa bu haberdeki en önemli mesaj bence daha rahatlatıcı: Her sık hastalanma bağışıklık sorunu demek değil ve çözüm her zaman bir vitamin şişesinde değil. Uyku, dengeli beslenme, hijyen ve gerektiğinde hekim değerlendirmesi hâlâ temel taşlar.




















