Havaların bir ısınıp bir soğuduğu bu günlerde boğaz ağrısı, yutma güçlüğü ve ateş gibi şikâyetler artıyor. Özellikle çocuklarda da sık görülen farenjit, doğru önlemler alınmadığında ciddi sorunlara yol açabiliyor.
Havaların dengesiz seyrettiği bu dönemde hastalıklar da kapıyı daha sık çalıyor. Kapalı ve kalabalık ortamlarda geçirilen sürenin artmasıyla birlikte mikroplar kolayca yayılıyor. Bu dönemin en yaygın hastalıklarından biri olan farenjit; boğazda yanma, batma hissi, yutma güçlüğü ve ateş gibi belirtilerle kendini gösteriyor. Hem kendinizi hem çocuğunuzu farenjitten korumanın yollarına bir göz attık…
Çocuklarda da sık görülüyor
Gerek çocuklarda gerekse yetişkinlerde, özellikle kış aylarının en sık görülen hastalıkları arasında yer alan farenjit, burun ve ağız boşluğunun arka duvarında oluşan iltihaplanma anlamına geliyor. Bulaşıcı bir hastalık olan ve özellikle kreşler, okullar, toplu taşıma araçları ve alışveriş merkezleri gibi kapalı ve kalabalık ortamlarda daha da kolay bulaşma imkanı bulan farenjit çoğunlukla solunum ve yakın temas yoluyla hızla yayılıyor.
Farenjit akut ve kronik olarak ikiye ayrılır. Akut farenjit ani başlayan boğaz ağrısı, yutma güçlüğü, ateş, geniz akıntısı, bazen ses kısıklığı ve burun akıntısının da eşlik ettiği daha şiddetli belirtilerle ortaya çıkarken; kronik farenjit genellikle öksürük, boğazda yanma, batma, boğazda yabancı cisim hissi, zaman zaman ses kısıklığı gibi daha hafif ancak uzun süren şikayetlerle kendini gösterir. Çocukluk çağı farenjitlerinin yüzde 60-70’inden, erişkin çağındaki farenjitlerin ise yaklaşık yüzde 90’ından virüsler sorumludur. Tüm farenjitlerin ancak yüzde 25’inden bakteriler sorumludur. Doktor önermediği sürece antibiyotik kullanılmamalıdır.

Özellikle C vitamininden zengin meyve ve sebze tüketimini artırarak dengeli beslenmeyi ihmal etmeyin!
İhmale gelmez!
Farenjitin tanısı genellikle hastanın şikayetleri ve doktorun muayene bulguları ile konulurken, gerektiğinde boğaz kültürü ve/veya hızlı test de yapılabiliyor. Akut farenjit büyük oranda virüslere bağlı olduğu için, tedavisinde antibiyotik kullanılmaması gerekiyor. Ateş ve boğaz ağrısını azaltmak için ateş düşürücü ve ağrı kesiciler, pastil, boğaz spreyi, eşlik eden şikayetlere göre burun açıcı spreyler ve ilaçlar, öksürük kesiciler verilebilir. Daha az sıklıkta görülen bakteriyel farenjitlerde ise tedaviye antibiyotik eklenir.
Kronik farenjiti ise öncelikle neden olan etkenleri tespit edip tetikleyen nedene yönelik tedavi etmek gerekir. Alerjik problemlerde antihistaminik kullanmak, reflü varsa antiasit tedavi vermek, geniz eti büyüklüğü, deviasyon gibi burun tıkanıklığına sebep olan bir nedene bağlıysa geniz eti ameliyatı, deviasyon ameliyatı yaparak asıl sorunu çözmek esastır. Ancak farenjitin tedavisi ihmal edilmemelidir. 4-5 günden uzun süren akut viral farenjitler tedavi edilmez ve önlem alınmazsa alt solunum yolları enfeksiyonuna, bakteriyel farenjitler ise kalp ve böbreklerde sorun yaratan glamerülonefrit, akut romatizmal ateş gibi daha ciddi enfeksiyonların gelişimine yol açabilir.

Bu önerilere dikkat!
*Bol su içmek
*Kapalı ve kalabalık ortamlardan uzak durmak, bulunulan ortamda pencereleri ara sıra açarak içeri temiz hava girmesini sağlamak
*Sigara kullanmamak, sigara içilen ortamlardan uzak durmak
*El hijyenine dikkat etmek, elleri gün içerisinde birkaç kez yıkamak
*Düzenli uykuyu ihmal etmemek
*Özellikle C vitamininden zengin meyve ve sebze tüketimini artırarak dengeli beslenmek
*Asitli içeceklerden uzak durmak
*Burnu temizlemek
*Tuzlu su ile gargara yapmak
*Geç saatlerde gıda tüketmemek
*Evde tek bir havlu yerine herkesin kendine ait havlusu olması
*Hareketsiz yaşamdan kaçınmak, spor yapmak
*Çok kalın giysiler yerine birkaç kat giyip ortama göre çıkarmak.





















