Üç çocuk annesi Burcu Gençoğlu’nun hayalinden doğan Joyo Kids Club, çocukların özgürce keşfedebileceği ve annelerin gönül rahatlığıyla kendilerine zaman ayırabileceği yeni nesil bir yaşam alanı sunuyor. Etiler’de hizmet veren renkli kulüp, çocuklar kadar annelerin konforunu da merkeze alıyor. Burcu Gençoğlu ile annelikten girişimciliğe uzanan yolculuğunu ve çocuklar kadar anneleri de düşünen bu özel projeyi konuştuk.
Bazen en güzel fikirler, anneliğin içinde filizleniyor. Üç çocuk annesi Burcu Gençoğlu da çocukların güvenle eğlenebileceği, annelerin ise kendilerine kısa bir mola verebileceği bir alan hayaliyle yola çıkmış. Bu hayal bugün İstanbul Etiler’de hizmet veren Joyo Kids Club’a dönüşmüş durumda.

Çocukların ihtiyaçlarına ve hayal güçlerine göre tasarlanan Joyo Kids Club’da her detay minikler için düşünülmüş. Çiftlikten markete, mutfaktan rol oyunlarına uzanan tematik alanlarda çocuklar yalnızca oyun oynamıyor; keşfediyor, hayal kuruyor ve kendi hikâyelerini yazıyor. Anneler ise güvenli ve hijyenik bir ortamda çocuklarını gönül rahatlığıyla bırakıp dinlenebiliyor, sosyalleşebiliyor ve kendilerine zaman ayırabiliyor.
Annelikten girişimciliğe uzanan yolculuğunu anlatan Burcu Gençoğlu, Joyo Kids Club’ın aslında yıllar boyunca yaptığı gözlemlerin ve bir anne olarak hissettiği ihtiyaçların bir sonucu olduğunu söylüyor. Bugün pek çok aile için bir buluşma noktası haline gelen kulüp, çocuklar kadar anneleri de düşünen yeni nesil bir deneyim sunuyor.
Üç çocuk annesi Burcu Gençoğlu çocukların güvenle eğlenebileceği, annelerin ise içleri rahat bir şekilde dinlenebileceği bir alan yaratma fikriyle yola çıkmış ve bugün Joyo Kids Club’ın kurucucu yöneticisi olarak çalışmaya devam ediyor. Çocukların merkezde olduğu bu renkli dünyanın arkasındaki hikayeyi ve annelere sunduğu yeni nesil deneyimi kendisinden dinledik…

Joyo Kids Cluc’ı kurgularken çocuklar için nasıl bir dünya hayal ettiniz?
Çocukların kendilerini gerçekten ait hissedebilecekleri bir dünya kurmak istedik. Günlük hayatta çoğu mekan yetişkinlere göre tasarlanıyor ve çocuklar bu dünyaya uyum sağlamaya çalışıyor. Biz bu kez tam tersini yaptık. Burada her şey onların boyutlarına, ihtiyaçlarına ve hayal güçlerine göre tasarlandı. Burada büyükler ise bu dünyanın misafiri.
Çocuklar burada neler deneyimliyor?
Çiftlikten markete, mutfaktan farklı rol oyunlarına kadar uzanan tematik oyun alanlarımız var. Çocuklar burada sadece oyun oynamıyor; keşfediyor, hayal kuruyor ve kendi hikayelerini oluşturuyor. Çocukların her ziyaretlerinde farklı bir deneyim yaşamalarını istiyoruz.
Her şeyi çocukların boyutlarına, ihtiyaçlarına ve hayal güçlerine göre tasarladık. Çocuklar burada sadece oyun oynamıyor; keşfediyor, hayal kuruyor ve kendi hikâyelerini oluşturuyor.

Doğum günü partileri ilgi görüyor. Sizi farklı kılan ne?
Biz doğum günlerini sadece bir kutlama olarak görmüyoruz. O günü çocuk ve ailesi için unutulmaz bir anıya dönüştürmeye çalışıyoruz. Parti saatlerinde tüm oyun alanlarımız, kulübümüz, sadece doğum günü çocuğuna ve misafirlerine ait oluyor. Böylece aileler kendilerini daha özel hissediyor. Bir sabah, bir de akşamüstü seansımız oluyor. Partilerimiz iki ila iki buçuk saat arasında değişiyor. İstenilirse belli bir ücret karşılığında süre uzatılabiliyor. Parti olduğu saat aralıklarında dışarıdan misafir almıyoruz. Doğum günü sahibi konuklarını davet ediyor. Davetliler içeride onların sunduğu şartlar dahilinde tüm imkanlardan faydalanabiliyorlar. Partilerin dekorasyonunu, parti alanı süslemesini de yine kendi firmamız olan Minty Event yapıyor. Minty Event, hem içeride Joyo Kids Club’la hem de dışarıda hizmet vermeye devam ediyor. Onun için de ayrı bir ekibimiz var. Ekstra istenirse dışarıdan sihirbaz, balon, yüz boyama gibi gösteriler de getirebiliyorlar. İçeride bizim de ufak sürprizlerimiz var. Şekilli pamuk şeker veren bir makinemiz, AI fotoğraf makinemiz var, belli karakterlerle fotoğraf çekilebiliyor. Eğer parti sahibi ailemiz bunları da almak isterse ek paketlerden faydalanabiliyor.

Anneler için en önemli konu güven duygusu. Siz bunu nasıl sağlıyorsunuz?
Bir anne olarak bu endişeyi çok iyi biliyorum. Bu yüzden çocukların güvenliği ve hijyeni en büyük önceliğimiz oldu. QR kodlu giriş sistemi, kameralarla takip imkanı ve deneyimli ekibimiz sayesinde anneler, çocuklarının güvende olduğunu bilerek kendilerine vakit ayırabiliyorlar. Anneler, restoranda otururken çocuklarını ekranlardan izleyip takip edebiliyor. Çocuklar içeriye girerken bir QR kodlu bileklikle giriş yapıyorlar. Anne, babalara da aynı QR kodun olduğu bir kart veriyoruz. Çocukların içerideki sürelerinin tamamlanmasına yakın zamanda anne, babanın cep telefonuna arama ya da mesaj gidiyor. Yani istedikleri zaman çocuklarını teslim alabiliyorlar ya da süreyi uzatıp çocuklarının oyununa devam etmesini isteyebiliyorlar. Oyun alanına turnike sistemiyle giriliyor. Aynı QR kod olmasının sebebi, çocuğu anne, babadan ya da dadıdan başka kimsenin alamaması için eşleşme olması. Çocuğun tek başına oradan çıkması mümkün değil. Özel bir uygulamamız var, oyun alanına ayakkabı çıkarılarak giriliyor. Bu da hijyen açısından bizim için çok önemli. Hem çocuklara hem büyüklere uygun özel kaydırmaz Joyo çoraplarımız var, onlarla giriş yapıyorlar. Anne, babaların en büyük endişesi top havuzları olur, biliyorsunuz oradan mikrop kapma endişesi vardır. Bizim 16 bin toptan oluşan bir top havuzumuz var, çok ciddi bir rakam. Bunun da düzenli aralıklarla temizliği yapılıyor. Yani havuz boşaltılıyor, temizleniyor ve toplar tek tek, top yıkama makinemizde yıkanarak otomatik olarak tekrar dolduruluyor. Yani hijyen açısından kimsenin aklında bir soru işareti kalsın istemiyoruz. Zaten temizlik ekibimiz her an, her şekilde ortamın hijyenini sağlamak için çalışıyor.
Tam da bunu hedeflemiştik; annelerin ilk kez gerçekten rahat hissettiklerini duymak beni çok mutlu ediyor.

Joyo Kids club’a gelen annelerden nasıl dönüşler alıyorsunuz?
En çok duyduğumuz cümle şu oluyor: “İlk kez kendimi rahat hissediyorum.” Bu beni çok mutlu ediyor. Tam da bunu hedeflemiştik. Bunun gibi çok olumlu dönüşler alıyoruz. Benim dördüncü çocuğum gibi burası, gerçekten Joyo Kids Club’ı çocuk gibi sahipleniyorum. Gelen misafirlerimizin çoğu şunu söylüyor: “Kendimi Dubai’de, Boo Boo Land’de ya da Miami’de Children’s Museum’daymış gibi hissediyorum.” Bunu duyunca çok mutlu oluyorum. Bizim çiftlik bölümümüz, market bölümümüz Miami Children’s Museum’la birebir aynı. Sadece metrekare farkımız var. Bunlar dünyaca kabul görmüş yerler. “Böyle bir yere çok ihtiyacımız vardı” diyorlar. Hedeflediğimiz de buydu. Anneler geldiğinde yukarıda oturup sosyalleşirken gönül rahatlığıyla çocuklarını aşağıya teslim edebiliyorlar. Yani hem çocuğun hem annelerin konforu ön planda burada. Ben aslında her gün evimde misafir ağırlıyormuşum gibi hissediyorum çünkü öyle bir ortam oluyor. Gelen herkes zamanla birbirini tanımaya başlıyor. Her gün mutlulukla geliyorum buraya. Pazartesi günleri genel temizlik ve personelin dinlenmesi için kapalıyız. O pazartesi günleri benim için geçmiyor gerçekten. Her yerde paylaşmamıza, belirtmemize rağmen pazartesi günleri çok fazla talep alıyoruz, kapıdan dönenler oluyor hala. Çok organik büyüyoruz.
Joyo, aslında yıllar içinde biriken annelik deneyimlerimin ve gözlemlerimin bir sonucu.


Girişimci kimliğinizle anneliği nasıl dengeliyorsunuz?
Yaptığım işi çok seviyorum. Sanırım yoğun tempoya rağmen beni ayakta tutan da bu. Çocuklarımla ilgili deneyimlerim işime katkı sağlıyor. Seyahat etmeyi çok seviyorum. Gittiğim her şehirde çocukların vakit geçirdiği alanları ziyaret ederim. Bir müze, bir oyun alanı ya da yaratıcı bir deneyim merkezi… Hep “Buradan ne öğrenebilirim” diye bakıyorum, araştırıyorum; Joyo da aslında yıllar içinde biriken bu gözlemlerin sonucu.

Bundan sonrası için hayaliniz nedir?
Joyo’nun büyümesini ve daha fazla aileye ulaşmasını istiyorum. Çocukların dünyası sonsuz bir ilham kaynağı. Doğru zamanda, doğru projelerle bu yolculuğu devam ettirmeyi hayal ediyorum.


















