Hayatınızın en güzel haberini aldınız. Artık bir bedende iki kişisiniz… Dokuz aylık bu mucizevi serüveni rahat, güvenli ve sağlıklı bir şekilde geçirmek elinizde! Önerilerimizi okuyun…
Biliyoruz… Tüm hamileliğiniz süresince, her ne işle meşgul olursanız olun, aklınızın bir köşesinde hep bebeğiniz var olacak. Ama endişelenmeyin. Onu merak etmeniz normal ama bilin ki şu anda o içinizde çok huzurlu. Rahatı da yerinde!
Karnınızn içinde nelerin olduğuysa çok heyecan verici. 12. haftadan önce bebeğinizin parmaklarını hareket ettirebildiğini ve ağzını açıp kapadığını biliyor muydunuz? 14. haftadaysa parmağını emmeye başladığını! Veeee, 15. haftada sizin sesinizi duyabilir. Aslında günde sadece beş dakikanızı, miniğinizle konuşmaya ayırabilirsiniz. İletişiminiz sizin karnınızdayken başlasın… Ayrıca eşiniz ve sizin için bebeğinizle bağlarınızı kuvvetlendirecek birkaç eğlenceli yol bulabilirsiniz. Minik mucize her an sizinle…

Hamileliğinizi ne kadar huzurlu geçirirseniz, bebeğiniz de doğduğunda o kadar huzurlu hisseder.
Hamilelik anneliğin temeli ve bu süreyi bebeğinize, kendinize ayırarak geçirirseniz, anne olunca çok rahat edersiniz. Her anınızı hamileliğinizi düşünerek geçirmenize gerek yok. Sadece her gün çok kısa aralıklarla kendinizle, dolayısıyla bebeğinizle ilgilenin yeter…
Bu ara duygularınız çok karışık, malum hamilelik hormonları. Araştırmalar, bebeğin sağlığıyla ilgili endişelenmek yerine, onun gelişimi ve annelikle ilgili bilgi edinmekle meşgul olan anne adaylarının çok daha huzurlu ve eğlenceli bir hamilelik geçirdiklerini gösteriyor. Eşinizle hamileliğinizle ilgili en ufak kaygılarınızı dahi paylaşın. Sadece kaygılarınızı değil tabii, planlarınızı, umutlarınızı, mutluluklarınızı…
Unutmayın, siz mutlu, huzurlu olunca bebeğiniz de huzurlu ve mutlu olur. Çünkü bedeniniz, keyfiniz yerinde olunca mutluluk hormonu salgılar. Dolayısıyla bu hormonlar da plasentadan bebeğinize geçer. Araştırmalar, duygularınızın bebeğinizin gelişimini etkilediğini gösteriyor. Mutlu, huzurlu, stresten uzak bir hamilelik hem size hem bebeğinize iyi gelecek.
Hamileliğinizi nasıl geçirirseniz bebeğinizle annelik heyecanınızı da aynı geçirirsiniz aslında. Huzurlu annelerin bebekleri de huzurlu, uykuları düzenli anne adaylarının bebekleri de doğduğunda düzenli uyuyan bebekler olurlar.
Hamileliğinizin son haftalarına geldiğinizde, onu nasıl taşıyabildiğinize siz bile şaşırabilirsiniz. Baby shower yapmayı düşünüyorsanız, bunun “nasıl olması gerektiği” ile kendinizi sınırlamayın. Nasıl hissediyorsanız, nasıl kutlamak istiyorsanız öyle olsun. “Ne derler?”, “Nasıl yapmış?” gibi kalıplara takılmadan, bu özel zamanı sevdiklerinizle birlikte keyifli bir hatıraya dönüştürün.
Hamile Fotoğrafı Çektirmeyi Unutmayın!
Evet, belki biraz klişe gelebilir ama albümünüzde bu fotoğraflar olmazsa ileride pişman olabilirsiniz! Sabah bulantıları, ağrılar, baş dönmeleri, halsizlik, uykusuzluk derken bir bakmışsınız hamileliğiniz uçup gitmiş. Geriye ise bu güzel fotoğraflarınız kalacak… O mide bulantılarınızı hiç hatırlamayacak, sadece fotoğraflardaki güzel kareleri hatırlayacaksınız. İşte size fotoğraf pozu önerilerimiz…

KARDEŞ KUCAKLAŞMASI Eğer ikinci ya da üçüncü hamileliğinizse abisi ya da ablasıyla bir fotoğraf çektirin. Bu, hem büyük kardeşi doğum fikrine de alıştırmış olur. Açın karnınızı bırakın küçücük elleriyle ona -aslında karnınıza- sarılsın!
BABADAN İLK ÖPÜCÜK Eşinizin karnınızı öptüğü o an! İşte o anı bebeğiniz büyüyüp de 5 yaşına geldiğinde ona gösterip “Anneciğim bak, baban seni daha karnımdayken nasıl da öpüp kokluyordu!” deyip gösterebilirsiniz. Henüz iki kişiyken üç kişilik aile fotoğrafınız da hazır!
Hamileyken fotoğraf çektirmeyi ihmal etmeyin. Bunun, sizin ve bebeğiniz için ne kadar özel bir hatıra olacağını hiç düşündünüz mü? Henüz karnınızdayken bile sizin için ne kadar önemli olduğunu ona, ileride o fotoğraflarınızı göstererek mutlu olabilirsiniz.
KALP KALP KALP Karnınızın üzerinde ellerinizi kalp şekline getirin ve fotoğrafınızı çektirin. Aslında karnınızın üzerinde birden çok kalp de olabilir, siz ve eşiniz ya da çocuğunuz…
KIZ MI ERKEK Mİ? Sosyal medyada kızınız mı oğlunuz mu olacağını paylaşma vakti geldi çattı… Karnınızın üzerine pembe ya da mavi bir çift ayakkabı -ya da henüz ayakkabısını almadıysanız kurdele- koyup altına “Bu bir kız!” ya da “Oğlumuz geliyor” gibi bir ileti yazabilirsiniz. O güne dek olan en çok ‘beğeni’yi aldığınızı göreceksiniz.
BANYODA KEYİF Son üç aya girdiğinizde karnınız iyice büyümüş olacak. Küvetiniz varsa doldurun suyu, karnınız suyun üzerinde kalacak şekilde pozunuzu verin. Hele bir de karnınızı hareket ettiren bir tekmesini yakaladınız mı, işte bu paha biçilemez!

Eşinizle Başbaşa!
Henüz bebek bakımıyla yorulmamışken ikili olmanın tadını çıkarın! Eşinizle birlikte bol bol aktiviteler yapın. Sinemaya gidin, tiyatroya, denize, parka gidin… Çocuksuz son günlerinizin tadını çıkarın! Bu güzel enerjiniz emin olun miniğinize de yansıyacak.
Hamile Videosu
Videoyla günlük tutabilirsiniz. Her gün hemen hemen aynı saatte olmasına dikkat edin ve karnınızın videosunu çekin. “Evet, bugün 16 hafta 3 günlüksün ve karnım bu şekilde görünüyor.” “Bugün 29. haftaya geldik ve karnım burnuma gelmeye başladı.” gibi notlarla günbegün gelişimini görüntülerle arşivleyebilirsiniz. Böylece harika bir anı biriktirmiş olursunuz.

Cinsiyeti Ne?
15. haftadan sonra bebeklerin cinsiyeti belli olur. Belki de siz cinsiyetini öğrenmek istemiyorsunuzdur. Gerçi günümüzde bunu tercih eden çiftler çok az. Ama eşinize cinsiyetinin haberini verirken sürpriz bir kutlama yapabilirsiniz. Onun sevdiği bir restorandan yer ayırtın. Yemeğinizi güzelce yiyin. Masanızda erkekse mavi, kızsa pembe bir ya da birkaç aksesuar bulundurun. Bunlar çok basit şeyler bile olabilir, boncuk ya da kurdele gibi. Eşinize direkt kız mı ya da erkek mi olduğunu söylemeden önce bir tahminde bulunmasını söyleyin. Sanırız pek zorlanmayacaktır! O akşamki yemeğinizin konusu bebeğinize isim bulmak olabilir. Baş başa keyifli sohbetinizde isim önerilerinizi sıralayın. Bakalım o akşam bir isme karar verebilecek misiniz?
Bebeğinize Mektup Yazın

Hamileyken, lise yıllarınıza geri dönersiniz! Sürekli hayaller kurarsınız. Acaba saçları kıvırcık mı olacak? Gözleri ne renk olacak? Bana mı benzeyecek babasına mı? Gibi düşünceleriniz her an aklınızda olacak. TV’de en popüler diziyi izlerken bile en heyecanlı yerinde, miniğinizin hayatının nasıl olacağını birden aklınıza getirebilirsiniz. Peki, bu düşüncelerinizi, duygularınızı ona da anlatmaya ne dersiniz? Hadi miniğinize mektup yazın. Ona hamileyken, onunla ilgili kurduğunuz hayallerinizi yazın. Nasıl bir kız/erkek evlat hayal ettiğinizi, birlikte parklara gidip nasıl eğlenceli günler geçireceğinizi miniğinize yazın! Okuma yazma öğrendiğinde de mektubunuzu çocuğunuza verin. Eminiz o mektubu çok güzel bir hatıra olarak saklayacaktır.
Babaya Kart
Erkekler genel olarak bebekleri olduğunda ikinci plana atılacaklarının kaygısını hisseder. O nedenle şimdiden eşinize, onun ne kadar kıymetli olduğunu hissettiren güzel bir kart atın: “İyi ki doğacak çocuğumuzun babası sensin kocacığım, seni seviyorum!”
Otobüste Her Yer Sizin!
Hamile olmanın keyfini çıkarın. Siz hamilesiniz ve herkes size ilgiyle, şefkatle bakıyor. İş çıkışında metro ya da otobüste artık ayakta seyahat etmenize gerek yok. Size yer vermek için herkes neredeyse sırada bekleyecek. Ne güzel! Bunun keyfini çıkarın…

Karnınızda Sanat
Karnınız kocaman oldu. Sakın bunu fazla kilo olarak algılayıp üzülmeyin. 9 aylık bir süreç bu sadece. İşin eğlencesini yaşayın. Bir daha hayatınızda ne zaman bu kadar kocaman bir göbeğe sahip olacaksınız ki?! Haydi alın elinize boyayı geçin aynanın karşısına ve resim yapın. Akşam eşiniz eve geldiğinde onu bu sanat eserinizle karşılayın! Göbiş tabloyla bir selfie çekmeye ne dersiniz? Çocuklar için üretilen organik boya olmasına dikkat edin!
Eğlenceli Tahmin
İnternette bazı siteler var. Arama motorundan onları araştırın ve hem sizin hem eşinizin fotosunu girip çocuğunuzun kime benzeyeceğini tahmin eden bir çizim çıkarmasını bekleyin. Harika değil mi? Şimdiden bebeğinizin yüzünü tahmin edebiliyorsunuz böylece…
Haftada İki Kere Sinema&Tiyatro
Sinemaya gidin! Eşinizle anne-baba yerine sevgili olmanın tadını çıkarın. Sinemayı, tiyatroyu kim sevmez? Alın biletlerinizi gidin bol bol… Oradan çıkışta da belki bir bara ya da yemeğe gidersiniz. Tıpkı evlenmeden önce flört ettiğiniz günlerdeki gibi…





















