Bahçesi ne kadar büyük, sınıfları ne kadar güzel, hangi etkinlikleri yapıyorlar? Kreş ve anaokulu ararken ilk dikkatimizi çekenler çoğu zaman bunlar oluyor. Oysa doğru okul seçiminde çok daha önemli sorular var: Öğretmenler ne sıklıkla değişiyor? Sınıfta kaç çocuk ve kaç yetişkin var? Çocuk ağladığında nasıl yaklaşılıyor? Kademeli bir uyum programı uygulanıyor mu? Çocuk Gelişimi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Merve Yüksel Kadıoğlu, ailelerin kreş ve anaokulu seçerken bakması gereken kriterleri anlatıyor.
Çocuğun ilk kez evden ayrılarak uzun saatler geçireceği bir kreş ya da anaokulunu seçmek, ebeveynler için kolay bir karar değil.
Okul ziyaretlerinde geniş bahçeler, rengârenk sınıflar, oyuncaklar ve etkinlik alanları ilk bakışta etkileyici olabilir. Ancak Üsküdar Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Merve Yüksel Kadıoğlu, fiziksel imkânlardan önce çocuğun gelişimsel ve psikolojik ihtiyaçlarına bakılması gerektiğini vurguluyor.
Öğretmen kadrosunun sürekliliği, sınıf mevcudu, çocuk başına düşen yetişkin sayısı, uyum programı, psikolojik danışmanlık hizmeti, güvenlik, beslenme ve uyku düzeni okul seçimindeki temel kriterler arasında yer alıyor.

“En güzel okul hangisi?” sorusunun cevabı her çocuk için aynı olmayabilir. Gösterişli sınıflardan önce çocuğun kendini güvende, fark edilmiş ve ihtiyaçları karşılanmış hissedebileceği bir ortam aramak gerekiyor.
Okulun eve uzaklığını hesaba katın
Okulun eve olan mesafesi ilk bakışta eğitimle ilgili bir kriter gibi görünmeyebilir. Ancak küçük bir çocuğun her sabah çok erken kalkması veya uzun süre yolda kalması günlük ritmini etkileyebilir.
Bu nedenle okul saatleriyle ev-okul arasındaki mesafenin birlikte değerlendirilmesi; çocuğun günlük düzenini bozmayacak bir seçimin yapılması önemli.
Sınıfta kaç çocuk olduğundan çok, kaç yetişkin olduğunu da sorun
Sınıf mevcudu, özellikle küçük yaşlarda önemli kriterlerden biri. Küçük sınıflar, öğretmenin her çocuğu daha yakından tanımasına ve olası gelişimsel sorunları daha erken fark etmesine yardımcı olur.
Türkiye’de Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı okul öncesi kurumlarında sınıf mevcudu üst sınırı 20 öğrenci. Bunun ideal bir hedef değil, üst sınır olduğunu unutmayın.
Yaş küçüldükçe grubun da küçülmesi gerekir. Ebeveynler yalnızca sınıftaki çocuk sayısını değil, o sınıfta fiilen kaç yetişkinin görev yaptığını da sormalı.
Bir sınıfı değerlendirirken yalnızca “Kaç çocuk var?” diye sormayın. Özellikle küçük yaşlarda “Bu çocuklarla gün boyunca kaç öğretmen ve yardımcı öğretmen ilgileniyor?” sorusu çok daha fazla şey anlatabilir.

Öğretmenler ne sıklıkla değişiyor
Küçük çocuklar güven ilişkisi kurdukları yetişkinlerin sürekliliğine ihtiyaç duyar. Sık öğretmen değişimi özellikle küçük yaşlarda uyum sürecini zorlaştırabilir.
Bu durum 0-3 yaş grubunda daha da önem kazanıyor. 4-5 yaş itibarıyla çocukların öğretmen değişikliklerini daha kolay tolere edebildiğini unutmayın.
Dolayısıyla okul görüşmesinde yalnızca öğretmenin eğitimini ve deneyimini değil, kurumun öğretmen değişim oranını da sormakta fayda var.
Uyum programı var mı?
Özellikle evden ilk kez ayrılan çocuk için kreş veya anaokuluna başlamak büyük bir değişiklik.
Bu nedenle okulun yeni başlayan çocuklar için kademeli bir adaptasyon ya da oryantasyon programı uygulayıp uygulamadığını ve bu sürecin nasıl ilerlediğini öğrenmek önemli.
Psikolojik danışmanlık hizmeti de yalnızca bir sorun ortaya çıktığında başvurulacak bir destek olarak görülmemeli. Tam zamanlı bir rehberlik biriminin uyum sürecinde, erken fark etmede ve aile rehberliğinde önemli olduğunu unutmayın.
Güvenlikte hangi ayrıntılara bakılmalı?
Okulun giriş-çıkış kontrolü nasıl yapılıyor? Kamera sistemi var mı? Personel arasında ilk yardım eğitimi almış kişiler bulunuyor mu? Dolaplar sabitlenmiş mi? Okul ziyaretlerinde mutlaka kontrol edilmesi gereken güvenlik başlıkları arasında bunlar da bulunuyor.
Beslenme ve uyku düzeninin nasıl yürütüldüğünü öğrenmek de önemli. Özellikle alerjisi veya özel bir durumu bulunan çocuklarda bu bilgilerin okul tarafından nasıl takip edildiği mutlaka sorulmalı.

Her yaş için aynı kriterler geçerli değil
Kreş ve anaokulu seçiminde yapılan hatalardan biri de farklı yaşlardaki çocukları aynı kriterlerle değerlendirmek.
0-2 yaşta bakımın sıcaklığı ve sürekliliği ön plana çıkıyor.
2-4 yaş arasında çocuk çoğu zaman evden ilk kez ayrıldığı için kademeli bir uyum sürecinin bulunup bulunmadığı önem kazanıyor.
4-6 yaşta ise kurallara uyum, sıraya girme ve kendi ihtiyacını ifade edebilme gibi sosyal beceriler daha fazla öne çıkıyor.
İyi bir kreş veya anaokulu seçimi için tek bir kontrol listesi yok. Çocuğun yaşı değiştikçe okuldan beklememiz gerekenler de değişiyor.
Okulu gezerken bu 7 soruyu mutlaka sorun!
Dr. Öğr. Üyesi Merve Yüksel Kadıoğlu’nun ailelere önerdiği kriterlerden yola çıkarak, okul görüşmesine giderken şu soruları yanınıza alabilirsiniz:
1. Öğretmen değişim oranınız nedir? Son iki yılda eğitim kadrosunda kaç değişiklik oldu?
2. Yeni başlayan çocuklar için kademeli bir uyum programınız var mı? Varsa ne kadar sürüyor ve aile bu sürece nasıl dahil oluyor?
3. Bir çocuk ağladığında veya öfke nöbeti geçirdiğinde nasıl bir yaklaşım izliyorsunuz?
4. Okulda tam zamanlı bir rehberlik birimi var mı? Ailelerle ne sıklıkla görüşülüyor?
5. Güvenlik nasıl sağlanıyor? Giriş-çıkış kontrolü ve kamera sistemi nasıl işliyor? Personelde ilk yardım eğitimi bulunan kişiler var mı? Dolaplar sabitlenmiş mi?
6. Uyku ve beslenme düzeni nasıl? Saatler belirli mi? Alerjiler veya çocuğa özel durumlar nasıl takip ediliyor?
7. Aileyle iletişim nasıl yürütülüyor? Çocuğun günüyle ilgili günlük veya haftalık bilgi paylaşımı yapılıyor mu?
Pretty Mother Yorumu
Bir kreşin fotoğraflarda çok güzel görünmesi, çocuğunuz için doğru okul olduğu anlamına gelmeyebilir. Okul gezisinde sınıfın dekorasyonundan biraz gözünüzü kaldırıp çocuklara ve yetişkinlere bakın. Öğretmen çocuklarla nasıl konuşuyor? Ağlayan bir çocuk olduğunda ne oluyor? Çocuklar yardım istediğinde yetişkinler onları gerçekten duyuyor mu?
Ve okul yönetimine soru sormaktan çekinmeyin. Özellikle öğretmen değişimi, sınıftaki yetişkin sayısı, uyum süreci, güvenlik ve aileyle iletişim gibi konularda verilen cevaplar, rengârenk bir sınıftan çok daha fazla şey anlatabilir.
Çünkü okul öncesinde belki de en önemli kriter, Dr. Kadıoğlu’nun söylediği gibi, çocuğun “kendini güvende ve görülür hissettiği” bir ortam bulabilmek.




















