Çünkü; çocukların hayatlarında kurallar olmalı! Kuralların ve sınırların olması onların dünyayı korkmadan keşfetmelerini sağlar.
Çocuğa sınır koymak denince akla ne geliyor? Uzmanlar diyor ki; “Çocuğun alanını; yani neleri yapıp, neleri yapamayacağını belirleyen, aynı zamanda çocuğun sağlıklı gelişimi için gerekli olan çerçeveyi çizmektir. Sınır koymak, çocuğu baskılamak, katı sınırlar koymak, her yönden kontrol altına almak demek değildir…” Peki neden sınırlar olmalı?…

Çocukların sınırlara ihtiyacı vardır!
Tüm çocuklar belli kurallar çerçevesinde yaşamaya ihtiyaç duyar. Sınırsız özgürlük istiyormuş gibi görünseler de, sanılanın aksine çocuklar kontrolün ve sorumluluğun ebeveynlerinde olduğunu bilmek isterler. Kuralların ve sınırların olması bilinmezliği ortadan kaldırır ve çocuğu rahatlatır. Böylece çocuklar dünyayı korkmadan keşfedebilirler. Dolayısıyla tüm çocukların sınırlara ihtiyacı vardır. Sınır koymak; hareket alanını belirler, yol gösterir, onaylanan davranışları öğretir, sorumluluk kazandırır, güvenli hissettirir, sosyal hayata uyumu arttırır ve en önemlisi ebeveyn-çocuk ilişkisinde çatışmayı azaltır.
Sınır koymak; hareket alanını belİrler, yol gösterİr, onaylanan davranışları öğretİr, sorumluluk kazandırır, güvenlİ hİssettİrİr…

Sınırlar olmazsa ne olur…
Sınır koyulmayan çocuklar özgürlüklerini sorumluluklar içinde yaşamayı öğrenemezler. Okulda engellerle karşılaştıklarında ne yapacaklarını bilemezler. Sağlıklı baş etme yöntemleri geliştiremedikleri için ruhsal olarak daha dayanıksız olurlar. Her zaman, her yerde önceliği kendilerinde görürler. Güç ve kontrollerini abartırlar. Sınır koyulmayan çocuklar farklı ortamlara uyum sağlamakta zorlanırlar. Onaylanan davranışları öğrenemedikleri için çatışmalar, reddedilmeler ve olumsuz tepkilerle karşı karşıya kalabilirler. Davranışlarının sonucunu üstlenmeyi reddederler. Başkalarının sınırlarının farkında olamaz ve manipülatif yetişkinlere dönüşebilirler.
Sınır koymak anne-babaları neden zorlar?
Çoğu zaman sınır koymak birçok anne babayı zorlar. Çünkü anne babalar sınırlar olduğunda çocuğun özgüveninin etkilendiğini ve kişiliklerini kazanmalarını zedeleyeceğini düşünür. Hatta birçok anne baba kendi çocukluklarına benzer deneyimleri çocuklarına yaşatmamak için sınır koymakta zorlanırlar. Oysa ki bu endişeler yerine asıl endişe edilmesi gereken durum, çocuğa “hayır diyememek”, “sınır koyamamaktır.

Ebeveynler sınır koyarken nelere dikkat etmeli?
*Mutlaka her evin kuralları olmalıdır. Ev kuralları hiçbir yerde kabul edilmeyen davranışları, çocuğun kendisine ve çevresine zarar vermemesini gerektiren kuralları içermelidir.
*Beklentiler, kurallar çocuğun yaş ve gelişim dönemine uygun olmalıdır. Örneğin, 3 yaşından önce çocuklar ben-merkezcidir ve her şeyin tek sahibi olma arzusu içindedir. Bu durum göz önünde bulundurulduğunda, 3 yaşından önce bir çocuğun oyuncaklarını arkadaşıyla paylaşması beklenmemelidir.
*Sınır koyarken kararlı ve tutarlı olunmalıdır. Sözlerle davranışların birbirini desteklemesi ve bir davranışa her zaman aynı tutumu takınmak gerekmektedir.
*Önceden belirlenen kurallar ihlal edildiğinde ne yapılacağı net olmalı ve kesinlikle uygulanmalıdır. Hiçbir şey yapılmaması bir dahaki sefere çok daha zor bir durumla karşılaşılmasına sebep olabilir.

*Sınır duygulara değil, baş etme yöntemlerine koyulmalıdır.
*Kuralları anne ve baba birlikte koymalı ve uygulanmasından da birlikte sorumlu olmalıdırlar. Ebeveynlerden biri kötü polis yapılmamalıdır. Çocuk-ebeveyn ilişkisinde, anne de baba da sınır koyarken diğer ebeveyne ihtiyaç duymamalıdır.
*Çocuğun yaptığı kabul edilemez bir davranışın yerine, kabul edilebilir davranışlar önerilmelidir.
*Herhangi bir engelle karşılaştığında, çocuğa farklı çözüm yolları düşündürülmelidir. İyi bir çözüm yolu bulduğunda çocuk takdir edilmelidir.
*Pozitif cümleler kurmaya dikkat edilmelidir. Çocuğun kendisi değil, davranışı övülmelidir.
*Küçük aile toplantıları düzenleyip, çocuktan beklenen davranışlar, yaptığı olumlu şeyler paylaşılmalı. Kurallardan herkesin haberi olmalı ve kurallar tüm aile bireyleri için geçerli olmalıdır.
*Sınırlar aşırı kısıtlayıcı ve deneyimleri engelleyici olmamalı. İşbirliği sağlayan, öğrenme ve sorumluluk kazanmayı arttıran dengeli sınırlar olmalıdır.
*Yanlış davranışlar görmezden gelinmemeli. Çocuğun yanına gidilerek kısa bir uyarı yapılmalı. Çocuk hangi davranışının sonucu olarak uyarıldığını bilmeli. Davranışı tekrar ederse nasıl bir yaptırımı (sevdiği bir televizyon programını izlememek, parka gitmemek vb.) olacağı önceden söylenmeli ve yaptırım uygulanmalıdır.
*Kuralları uygularken izin alır gibi sorulmamalı, net olunmalıdır.
*İstenmeyen davranışından sonra, davranışı tekrarlama olasılığını azaltmak için çocuğa güven duyulduğu hissettirilmelidir.
*Olumlu davranışları fark edilip, sözel olarak takdir edilmelidir.
Çocukların yeni bir şey öğrenirken deneme ve yanılma yolu kullanması, denerken hatalar yapması doğaldır. Önemli olan bu deneme yanılmalarda ona gereken sabrı ve desteği göstermektir.




















