Emekliyorlar, yürüyorlar, koşuyorlar… Onlar çok hızlı gelişiyor ve büyüyorlar… Çocuklarda fizyolojik gelişim açısından en sık yapılan 20 yanlışı uzmanına sorduk…
Şehir hayatı büyüdükçe çocukların hareket alanı daralıyor. Parkların yerini ekranlar, keşfetmenin yerini “öğretme” telaşı alıyor. Oysa bir çocuğun ilk 6 yılı; bilgi yüklemekten çok, deneyimlemek, düşmek, kalkmak, tırmanmak ve keşfetmek için var.
Duyuçocuk Fizyoterapi, Eğitim ve Danışmanlık’ın kurucusu, uluslararası geçerliliğe sahip Ayres Duyu Bütünleme sertifikalı Pediatrik Fizyoterapist Onur Aşkar’a göre günümüzde çocuklarda görülen birçok öğrenme ve dikkat sorununun temelinde aslında motor gelişim basamaklarının yeterince desteklenmemesi yatıyor. Aşırı korumacı tutumlar, erken akademik beklentiler, uzun ekran süreleri ve doğadan uzak bir yaşam… Tüm bunlar çocukların fizyolojik gelişimini doğrudan etkiliyor.
Peki anne babalar en sık hangi hataları yapıyor? Hangi iyi niyetli davranışlar aslında gelişimi sekteye uğratabiliyor? Onur Aşkar, çocukların motor ve duyusal gelişimini olumsuz etkileyebilecek 20 önemli noktayı bizim için sıraladı.

1Çocuğu 6 yaşına kadar hareketli aktivitelerden ziyade, “öğretme” temelli stabil oyunlara yöneltmek
Anne babaların çocuklarından en büyük beklentisi, onların bir şeyler öğrenmesidir. Çocukların 6 yaşına kadar yaşayarak ve deneyimleyerek öğrenmesi hedeflenmelidir. Ancak maalesef yapılan yanlışlardan biri de, fiziksel gelişimin çok önemli olduğu ilk 6 yıl çocuklara bir şeyler öğretmeye çalışılmasıdır. Oysa öğretme amaçlı yapılan pek çok etkinlik, çocukları hareketsizliğe yöneltir. Örneğin; blok, puzzle vb oyuncaklar veya dijital hayatı da öğrensin diye ellerine verilen tablet ve cep telefonları, tüm bunların özellikle de ilk 6 yıl öğrenmeye ekstra bir katkısı yoktur.
Öğrenme becerilerini desteklemek için, çocukların hareketli aktivitelere yönlendirilerek motor becerilerini desteklemek ilk koşul olmalıdır. Çünkü sağlıklı öğrenmenin temelinde, yeterince hareket etme sonucunda gelişen algı, denge ve motor becerileri içeren “duyusal gelişim basamakları” vardır. Bu gelişim basamaklarını tamamladıktan sonra beyinde sağlıklı öğrenme gerçekleşebilir.
Şehirleşmenin artması ile hareketsiz bir yaşam sürmek ve puzzle, tablet gibi çocuğu stabil şekilde tutan görsel uyaranları sıkça sunmak gibi sebeplerle, günümüzde her 10 çocuktan 3 ila 4’ünde motor beceriler açısından sorunlarla karşılaşıyoruz. Ancak maalesef öğrenme güçlüğü olan çocuklar, motor beceriler açısından değerlendirilmiyor. Motor beceri açısından, duyu bütünleme uzmanlığı olan bir fizyoterapist veya ergoterapist değerlendirmesi çok önemlidir.
Çocuğun bol hareket ile denge merkezi ne kadar güçlendirilirse; görsel algılaması, 3 boyutlu hayal kurma ve analitik düşünme gibi yetenekleri o kadar artar.
2Çocuğu uzun saatler TV, telefon ve tablete maruz bırakmak
Maalesef son yıllarda “Yeter ki uslu dursun” düşüncesiyle çocuklar televizyon karşısına oturtuluyor veya önüne tablet ve cep telefonu konuluyor. Uzun saatler görsel uyarana maruz kalmak, okulda derslerde zorlanmaya kadar gidiyor. Çocuklara çok fazla görsel uyaran sunulması, lise yıllarında matematik problemlerini çözmekte zorlanmaya da neden oluyor. Bu da zihinde görselleştirme ve yorumlama yapma becerisini köreltiyor. Görselleştirmek ise, denge merkezinin fonksiyonudur. Çocuğun bol hareket ile denge merkezi ne kadar güçlendirilirse; görsel algılaması, 3 boyutlu hayal kurma ve analitik düşünme gibi yetenekleri o kadar artar.

3“Aman düşersin!” şeklinde “Aşırı korumacı” ebeveyn yaklaşımı
Kaygılı ve korumacı ailelerde 5-6 yaşına gelmiş olan bir çocuğun hala hiç düşmemiş olabildiğini görüyoruz. Oysa bu durum, motor becerilerin gelişimi açısından olumsuz bir durumdur! Normal şartlarda bir çocuk farklı bir ortama girdiğinde orayı keşfetmeye çalışmalıdır. Oysa şimdiki çocukların önemli bir kısmı yeni bir ortama girmek bile istemiyor, girse de keşfetmeye çalışmıyor. Bu, Duyu Bütünleme Bozukluğu yaşayan çocuklarda sık karşılaştığımız bir durum. Bu gibi durumlarda duyu bütünleme terapisi ile çocuğun çevre ile ilişkisi artırılmalıdır.
Çocukların düşüp bir yerini incitecek kaygısıyla hareket etmesini engellemek, merak ettiği şeyleri deneyimlemesini de engeller. Bu da çocukların neden söz dinlemediğini açıklıyor. Çocukların sürekli başına geçip de “Bu şöyledir, şu da böyledir” şeklinde öğretmeye çalışmak yerine, deneyimleyerek öğrenmesine fırsat verilmelidir.
4Çocukları parklara ve doğal alanlara yeterince çıkarmamak
Günümüzde bazı çocukların yaşlarına uygun şekilde araştırmaya ve keşfetmeye yönelmemesinde en büyük etkenlerden biri de, doğa ile iç içe vakit geçirmemeleridir. Oysa bu durum matematik becerileri bile olumsuz etkileyebiliyor. Dolayısıyla çocukları bol bol doğaya çıkarmak ve keşfetmelerine fırsat vermek gerekiyor.
5Çocukla etkileşim temelli oyunlar oynamamak
Ebeveynlerin, çocuklarına motor becerileri destekleyen oyunları bol bol oynatmaları, okul başarısı için çok değerlidir. Özellikle de çocukların ailece ve arkadaşlarıyla sokak oyunları ve top oyunları gibi etkileşim temelli oyunlar oynamaları sağlanmalıdır. Bu oyunlar motor beceriler kadar sosyal becerileri de destekler.
Çocukların sürekli başına geçip de “Bu şöyledir, şu da böyledir” şeklinde öğretmeye çalışmak yerine, deneyimleyerek öğrenmesine fırsat vermek gerekir. “Aman düşersin!” diyerek koruduğumuz her an, aslında çocuğun keşfetme ve gelişme alanını daraltabilir.
6Bebeklerin yeterince yüzüstü vakit geçirmesini sağlamamak
Bebeklerin 1 aydan itibaren mutlaka günde 30-40 dakika kadar yüz üstü (yüzükoyun) vakit geçirmesi sağlanmalıdır. Çünkü 1. aydan itibaren 4-5 ay yüzüstü durması için desteklenmemiş bir bebek, 6. ayda oturamaz. Bir bebeğin 6. ayda oturabilmesi için, yüzükoyun pozisyonda durarak sırt kaslarını geliştirmiş olması gerekir. Dolayısıyla fiziksel ve motor gelişim; doğumdan itibaren önem verilmesi gereken bir konudur.

7Bebeklikten itibaren masajı ihmal etmek
Masajın en önemli yararı anne ve bebek bağlanmasıdır. Bunun yanında masaj, çocuğun dokunsal sisteminin gelişimine de çok büyük katkı sağlar. Dolayısıyla dokunsal sisteme erken dönemde destek olmak, masajla mümkün olabilir. Bebeklere 1. aydan itibaren masaj yapılması önemlidir. Doğru masaj için mutlaka bir uzman desteği alınmalıdır, bu konuda uzmanlığı olan bir ebe veya hemşirenin önerileri uygulanmalı veya eğitimleri izlenmelidir.
8Erken dönemde yürütmeye çalışmak
Bebeğin yerde farklı pozisyonları deneyimlemesi, yer çekimine karşı kullanılan beceriler ile baş etmeyi öğrenmesini sağlıyor. Erken dönemde, yani 8. – 9. ayda yürümeye geçen bebeklerde ise maalesef yerde yüzükoyun geçirilen zaman azalacağı için, bu durum gelişim alanında eksiklikler ortaya çıkarabiliyor ve bu nedenle de bir dezavantaj olarak karşımıza çıkıyor. Örneğin; erken yürüyen bebek emeklemekten kaçınabiliyor. Emeklemeyen bebekte ise vücut parçalarının koordinasyonunda problem yaşanabiliyor. Bebeğin yeterince yüzükoyun vakit geçirmemesi, yerçekimine karşı hareket becerisinin gelişmesini engelliyor.
Erken dönemde yürüme eğilimi olan bebeklerde yapılan en büyük yanlış, “Aaa yürüyor” diyerek bebeğin hemen elinden tutup tay tay yürütmektir. Yapılması gereken ise, anne ve baba bu eğilimine karşı bebeğini aşırı teşvik etmeden yürümesine destek olmalı, ama bu destek, yerde geçirilmesi gereken yüzükoyun aktivitelere engel olmayacak şekilde verilmelidir.
9Yürüteç kullandırmak
6. – 7. aylarda yapılan en büyük yanlış, yürüteç kullanımıdır. Yürüteç kullanımı, bebeğin uzaysal algısının gelişmesine engel olur. Uzaysal algı ve yerçekimine karşı algıyı geliştiren şey ise, bebeğin yer çekimine karşı yaptığı hareketlerdir. Ama yürüteçte bunlar mümkün olmuyor, bebek sadece destekle ayakta duruyor. Yani bebeği kolaya alıştıran yürüteç, yer çekimine karşı olan becerilerde eksikliğe neden oluyor. Yürüteç kullanımı, ayrıca parmak ucunda yürüme ve basış bozukluklarına, ileride ise kalça anomalilerine neden olabiliyor. Ayrıca çocuğun uzanmaması gereken yerlere uzanmasına neden olabildiği için güvenlik açısından da olumsuz tarafları var, ama her koşulda hatırlanması gereken şey, bebeğin çevreye değil, çevrenin bebeğe göre düzenlenmesi gerektiğidir.
İlk 6 yıl “öğretme” değil, hareket etme dönemidir. Öğrenmenin temeli; denge, algı ve motor becerilerle atılır. Uzun ekran süresi yalnızca dikkat süresini değil; denge merkezini, hayal gücünü ve analitik düşünmeyi de etkileyebilir.
10Bebeklik döneminden itibaren çocuğun kaşık-çatal tutmasına fırsat vermemek
Çocukların bebeklikten çocukluğa geçişte öz bakım becerilerini geliştirmesi önemlidir. Öz bakım becerilerinin de en temelinde yemek yeme vardır. Eğer çocukların ellerine erken dönemde çatal, kaşık verilmezse bu becerilerini geliştiremez. 0-3 yaşta bebeğin ince motor becerisi gelişiminin en büyük destekçisi, kendi başına yemek yemesidir. Çatal, kaşık kullanımı ince motor becerilerinin gelişmesine katkıda bulunur. Çatal kaşık kullanımına izin verilmemesi, çocuklarda ileride bir ince motor becerisi olan kalem tutma becerisini dahi olumsuz etkileyebilir. Çocuk 9. – 10. ayda çatal ya da kaşığı oyun amaçlı tutmak ister, 10. -11. ay itibariyle de çatal kaşık tutmayı deneyimler. Anne-babalar buna fırsat vermelidir. Ayrıca üstüne yemek dökülmesini ve kirlenmesini engellemeleri doğru bir yaklaşım değildir, çünkü bu “üst baş kirlenmesi” bebeğin dokunsal sisteminin hassaslaşmaması için önemli gördüğümüz bir konu.

11Besledikten hemen sonra bebeği yatırmak
Bu durum sindirim sistemine zarar verebilir veya reflüyü destekleyebilir. Sindirim sisteminin en büyük destekçisi, yer çekimine karşı gelişen hareketlerdeki becerilerdir. Bebeklik döneminden itibaren bebeğin hareket becerilerini sürdürmesini istiyoruz, çünkü aslında bebeğin hareket becerileri geliştikçe bu durum reflüye de engel oluyor. Yaptığımız çalışmalarda yüzükoyun vakit geçirmesi için desteklenmiş bebeklerde reflü, kolik gibi durumlar az görülüyor. Çünkü yer çekimine karşı hareket becerileri gelişmemiş çocukta mide öz sıvısı da yukarı çıkıyor. Bu sebeple de en küçük basınçta veya en küçük değişiklikte bebek reflü yanıtı verebiliyor. Bebekleri yüzükoyun yatırmak gerekiyor derken yanlış anlaşılmasın; besledikten hemen sonra değil, gün içinde besledikten en az 1 saat sonrasında yüzükoyun durmasına, yüzükoyun hareket etmesine müsaade edilmelidir. Bebeklerin günde ortalama 30-40 dakika yüzükoyun vakit geçirmesi sağlanmalıdır. Bebeği her besledikten sonra da ortalama 20 dakika kucakta dik tutmak ve gazını çıkarmak sindirim sistemi açısından önemlidir.
12Acıkmasına fırsat vermeden çocuğu beslemek ve tablet karşısında yemek yedirmek
Bu durum, bebek veya çocuk acıkmadığını ve neye ihtiyacı olduğunu öğrenemediği için içsel sistemine zarar veriyor. Bir yandan da çocuğun ilişki ve iletişimine zarar veriyor, çünkü erken dönemde bebeğin iletişim kurma metodu, onun fizyolojik ihtiyaçlarını anlatmaya çalışmasıdır; yani tuvaleti, yemesi, içmesi ve anne ile olan bağlanma ihtiyacı… Eğer bebeğin ihtiyaçlarını anlatmaya çalışmasına beslenmeden başlayarak ket vurulursa, anne ile iletişim basamağına da ket vurulmuş olunur.
Bir çocuğun öz benliğinin ve içsel sisteminin gelişimine fırsat verdiğinizde yemek yemesi ile paralel olarak uykuya geçişi de rahatlar.
Eğer siz çocuk yemek yerken onu görsel bir uyarana maruz bırakırsanız, yani önüne tablet veya cep telefonu verirseniz, çizgi film izletirseniz yemek yeme eyleminin farkında olmadan midesini doldurmuş olur. İç organların verdiği yanıtların gelişimine destek vermediğiniz için de çocuk içsel duyusunu geliştiremez. Başka bir ifadeyle çocukta iç organların algısal gelişimi engellenmiş olur. Sadece görsel sistem desteklendiği için de, çocuğun aynı zamanda sosyal alanda problem becerisi de azalır. Başlıkta yer alan iki yanlış bir arada yapıldığında ise en tehlikelisidir.
13Tuvalet eğitiminde doğru zamanı kaçırmak ya da süresini uzun tutmak
Bu durumun psikolojik boyutu da var tabii, ama tuvalet eğitimine başlandığında fizyolojik açıdan çocuğun kassal ve içsel sisteminin buna hazır olması gerekir. Ama hazır olmayan çocukta üstüne gidilmesi, maalesef psikolojik travmaya neden olabilir. Süreyi uzun tutmak yerine bir uzmandan destek almak çok değerlidir. Hangi uzman konusu bazen kararsızlığa neden olabilir; psikolog mu, ürolog mu, fizyoterapist mi? Fizyoterapist desteği şu noktada gereklidir: Kaba motor becerilerinde eksikliği olan ya da gelişimsel olarak yaşıtlarından biraz geri olabilecek çocuklarda fizyolojik değerlendirme değerlidir. Çünkü bu değerlendirme sonrası gerek görülürse çocuğa uygulanan duyu bütünleme terapisi süreye de katkıda bulunur. Normal gelişim gösteren çocuklarda süre uzaması durumunda, bir psikoloğun görmesi, daha sonra gerekirse fizyolojik değerlendirme yapılması değerlidir.
14Çocuk uykuya geçişte ciddi direnç göstermesine rağmen çözüm arayışına girmemek
Çocukların uykuya geçişi iyi yapabiliyor olmasını bekleriz. Eğer çocuk uykuya geçişte zorlanıyorsa bu, fizyolojik gelişim açısından önemli duyular olan denge merkezi, içsel sistem ve kas, eklem sistemi hassasiyetinden kaynaklı olabilir. Bu alanda bir destek almak, çocuğun uyku kalitesini artıracağı gibi, günlük yaşamındaki öğrenme, davranış ve sosyal becerilerini de artıracağı için çok önemlidir. Bu destek uyku ile çalışan bir psikologdan alınabilir. Ya da bir psikolog yönlendirmesi ile çocuğa duyu bütünleme terapisi uygulanabilir.

15Düşük doğum ağırlığı ve erken doğum öyküsü olan bebekleri fizyoterapist muayenesine götürmemek
Prematüre bebeklerde bakım veren kişinin sunduğu bakımın kalitesi çok önemli olduğu için bebeğe, gelişiminde normal bir seviyeye gelse bile fazla korumacı yaklaşılabiliyor. Bu şekilde yaklaşıldığı için de enfeksiyon ihtimali ve benzeri gibi sebeplerle bebek, yüzükoyun pozisyonda yere bırakılmıyor. Bu sefer de bebek o hep istediğimiz ve yer çekimine karşı hareket becerilerinin gelişmesini sağlayan yüzükoyun pozisyonu deneyimlememiş olabiliyor. Ya da yine enfeksiyon kaygısı ile bebeğin erken dönemde emeklemesine fırsat verilmemiş olabiliyor. Düşük doğum ağırlığı ile dünyaya gelen bebeklerde yemek yemesi için zorlama da olabiliyor. Bu da içsel sisteme zarar verebiliyor.
Düşük doğum ağırlığı ile dünyaya gelen bebeklerde çocuk doktoru yönlendirmesi çok önemlidir. Bununla beraber ailenin aklında bir kuşku ve soru işareti varsa 6. aydan itibaren bir fizyoterapist muayenesi fizyolojik gelişim açısından değerlidir.
16Hatalı handling (Giydirme, soyma, yedirme, tutuş gibi bakım konularında hatalar yapmak)
Hatalı tutuşlar hareket becerilerinde zayıflığa neden olabilir. Anne, bakım sırsında pozisyon geçişlerini doğru yapamayabilir, bu da fizyolojik açıdan dezavantajlı olabilir. Tutuşların düzgün olması, vücut pozisyonunun doğru olması, baş tutuşu gibi tutuşları anne içsel olarak düzeltecektir. Ama eğer anne “bir şeyi yanlış yapıyorum” diye düşünüyorsa genelde haklı çıkıyor. Dolayısıyla bu alanda destek almak önemlidir!
17Fazla miktarda oyuncak almak
Çeşidinden bağımsız olarak fazla oyuncak, fazla görsel girdi sağlar. Biz fizyoterapistler, hareketi kısıtladığı için ilk 6 yıl görsel uyaran girdisini fazla istemiyoruz, daha çok çocuğun merakını artıran malzemeler istiyoruz. Fazla oyuncak hem dikkat dağıtabilir hem de zihinde dikkat dağınıklığına neden olabilir. Keşfetmeyi de engeller ve oyuncak demek, aslında çocuğu sınırlandırmak demektir.
18“Bebek bağlama”yı (babywearing) hatalı yapmak
Hatalı babywearing, omurga ve kalça deformitelerine neden olabilir. Bunlardan kaçınabilmek için; çift taraflı dengeli olacak şekilde bebeği doğru giymek ve tek tarafta taşımak yerine iki tarafın eşitsizliğini dengelemek adına kimi zaman sağda kimi zaman solda taşımak önemlidir. Bir uzmandan babywearing danışmanlığı almak da bebeğin fizyolojik gelişimi açısından değerlidir.

19Kalem tutma gibi ince motor gelişiminde ve zıplamak gibi kaba motor gelişiminde gecikme olmasına rağmen çocuğu bir nörolog veya fizyoterapist değerlendirmesine götürmemek
Çocukların kaba motor becerilerini 4 yaşında bitirmiş olmaları beklenir. 4 yaşından sonra bir çocuğun oradan oraya tırmanmasını bekleriz. Çocuklar fazla hareket etmezlerse kasları zayıflar. Önemli ince motor becerilerinden biri olan kalem tutma becerisinin ise 5 – 5.5 yaşa kadar gelişmesini bekleriz. Bir çocuğun okula gitmek istememe nedenleri arasında kalem tutma becerisinde zayıflık gelebiliyor, yazı yazamadığı için kendisiyle alay edilebiliyor. Dolayısıyla bu alanlardaki gelişim gerilikleri ihmal edilmemeli ve bir fizyoterapist değerlendirmesi ile çocuğun yaşıtlarını yakalaması sağlanmalıdır.
20Çocuğu erken yaşta spora başlatmak

Çocuklarda kas-eklem sistemi 8 yaşında şekil değiştirir. Bu sebeple de 8 yaşına kadar yoğun antrenmanların yapıldığı spor eğitimini önermiyoruz. Örneğin; yüzme, basketbol, futbol gibi sporları çocuk o yaşa kadar anne-babası ile öğrenebilir ve uygulayabilir. Bazı sporlara da 6-8 yaş arası dönemde başlamak gerekebilir. İşte bu noktada ailelerin bir fizyoterapiste danışmaları, çocuğun fizyolojik gelişimi açısından yararına olacaktır.
Duyu Bütünleme Nedir?
Duyu bütünleme, kişinin vücudunu çevreye uygun bir şekilde kullanmasını mümkün kılan bir nörolojik işlemdir. Başka bir deyişle, kişinin vücudundan ve çevresinden gelen duysal, yani duyuyla alınan bilgileri organize etme becerisidir. Duyu Bütünleme, beyin ve davranış ilişkileri üzerine odaklanır. Dolayısıyla duyu bütünleme ile öğrenme arasında bir bağlantı vardır.





















