Huzurlu ve mutlu bir bebek için yapmanız gereken aslında çok basit. Onun rutinlerini öğrenmek ve bu rutinlerin bozulmamasına dikkat etmek. Hem sizin hem miniğinizin huzuru için bu rutinlere bir göz atalım dedik. Nedir bu rutinler ve hem miniğinizin hem de ailenin diğer fertlerine uyması için neler yapmamız gerekir? Başlıyoruz…

Bebeğinizin mutlu ve sakin olmasını mı istiyorsunuz? Gelin size birkaç sır verelim… İşe rutinlerinden başlayalım…
Ah keşke yeni doğan miniğiniz konuşabilseydi, değil mi? Ne zaman üşüdüğünü, ne zaman terlediğini, sıkıldığını, acıktığını, susadığını, yorulduğunu, aksi olduğunu ya da sıcacık bir kucaklaşmaya ihtiyacı olduğunu söyleyebilirdi. Ancak bir bebeğin, bir şeye ihtiyacı olduğunu söyleyebilmesinin tek yolu ne yazık ki ağlamak… Bazen neden ağladığı çok açıkken, bazen neden olduğunu anlamak neredeyse imkansız. İşte burada işinize yarayacak ilk şey bebeğinizin genel rutini oluyor. Çünkü rutinler, size takip edeceğiniz güvenilir bir yol sunarak bebeğinizin neye ihtiyacı olduğunu anlamanıza yardımcı oluyor. Çünkü kendi rutininizde neyi ne zaman yaptığınız değil, aslında ne yaptığınız önemlidir. İhtiyacı karşılandığında daha sakin, mutlu ve daha memnun bir bebek olacak. Ama sakın endişelenmeyin, çünkü izlemeniz gereken, saati saatine uygulanması gereken bir rutin değil. Yapmanız gereken şey bu rutini hem bebeğiniz hem de ailenin diğer fertlerine uyan esnek bir çerçeveye oturtmak. Şimdi ipleri elinize alın ve bebeğinizi mutlu edecek yepyeni bir plan hazırlamak için kolları sıvayın!
Bir rutine bağlı yaşaması bebeğinizin kendisini güvende hissetmesini sağlar ve bu sayede beslenmesi, uykusu ve etrafındaki insanlarla bağ kurması kolaylaşır.
Bebeğinizin neye ihtiyacı var?
Her bebeğin ihtiyaç duyduğu üç değişmez şey vardır. Ve çok da basit şeylerdir. İlk olarak bebeğinizin beslenmesi gerekiyor. İster emzirin ister biberonla besleyin, en önemlisi kendinizi rahat ve mutlu hissettiğiniz bir besleme yöntemi seçmeniz. Çünkü siz rahat olduğunuz sürece bebeğiniz de kendini rahat hissedecek. Beslenme süreci her iki taraf için de en iyi şartlarda yapılmalıdır. Bunu belirlemek de oldukça basit.

İkinci ihtiyacı ise bebeğinizin uykusu… Bebeğiniz uyurken büyür, gelişir ve genel sağlığı için uykusu hayati öneme sahiptir. Sonuncu ama en önemli ihtiyacı da psikolojik olarak da gelişmesi… Bebeğiniz fiziksel olduğu kadar duygusal olarak da bakıma muhtaç. Bu da kendisine bakan kişilerle kurduğu düzenli ve sıcak ilişkilerle mümkündür. Ve tabi güzel bir uykuyla…
Bebeğinizin temel rutininin oluşması bu üç önemli ihtiyacının karşılanmasına bağlıdır. Bebeğinizin temel ihtiyaçlarının karşılanıyor olmasının yanı sıra bu rutinin başka faydaları da bulunuyor. Bir rutine bağlı yaşaması bebeğinizin kendisini güvende hissetmesini sağlıyor ve bu sayede beslenmesini, uykusunu almasını ve etrafındaki insanlarla bağ kurmasını kolaylaştırıyor. Hayatının bu rutine göre ilerlemesi dünyasının nasıl işlediğini anlamasını sağlıyor ve neyin ne zaman gerçekleşeceğini tahmin edebilmesi içindeki güven duygusunu geliştiriyor. Hayatı keşfetmesinin temeli de böylece oluşuyor.
Bir rutininin olması sınırlarını da oluşturuyor. Ne zaman uykusu geldiğini ya da karnı acıktığını öğreniyor. Küçük yaşlarda edinilen bu alışkanlıklar büyüdükçe kendisini ayarlamasını sağlayan ilk adımlar olarak hayatında önemli bir yer tutuyor.
Bebeğinizin temel rutinini oluşturmaya başlamadan önce neyin ne zaman olması gerektiğinin çok sıkı kurallarla belirlenen bir düzen olmadığını bilmeniz gerekiyor. Bildiğiniz gibi her bebek ve ailesi farklıdır. O nedenle hem size hem de bebeğinize göre düzenlenmiş bir rutin oluşturmalısınız.
Eklemeniz gereken noktaları yazımızın devamında sizlere vereceğiz. Ayrıca bebeğinizin günlük anları içinde tüm duyularını kullanmasını sağlayacak yolları da beraber keşfedeceğiz. Her şeyin göz önünde bulundurulması bebeğinizin genel sağlığına daha büyük bir pencereden bakılmasını sağlamaya yarıyor. Dokunma, tatma, koklama, işitme ve görme duyularını kullanmasını sağlamak hem sizinle bağ kurmasını sağlıyor hem de dünyayı keşfetmesine imkan tanıyor. “Bebek empatisi” denilen bu yöntemle bebekler ve aileler daha huzurlu ve mutlu oluyor.
GÜNLÜK ÇİZELGE
Gün içinde, bebeğiniz uyku, beslenme, oyun döngüsünü izlemelidir. Başlangıçta tabii ki çok fazla uyku ve beslenme olacak. Ama büyüdükçe daha uzun süre uyanık kalacak ve böylece günlük rutini oturacak. Gece ise uyku ve beslenme düzenini takip etmeli. Bebeğiniz büyüdükçe bu döngüdeki beslenme yavaş yavaş azalacak.

Uyanma zamanı
Bebeğinizin uyanır uyanmaz ihtiyacı olan ilk şey sizinle iletişim kurmasıdır. O günün nasıl geçeceğini aslında uyandıktan sonraki iletişiminiz belirler. Eğer gecenin bir yarısı bebeğinizle uyandıysanız sabah da kendinizi yorgun hissedebilirsiniz. Her ne kadar şiş gözlerle güne merhaba dediyseniz de bebeğinize gülümseyerek günaydın demeyi ve sarılmayı unutmayın. Onu gördüğünüzde ne kadar mutlu olduğunuzu bebeğiniz görüyor, duyuyor ve hissediyor. Tüm bunlar da aranızdaki bağı iyice kuvvetlendiriyor. Harika bir bonus da bizden olsun. Uyanır uyanmaz yatakta miniğinize sarılmanız kendinizi iyi hissetmenizi sağlayan ve bağışıklığınızı güçlendiren oksitoksin hormonunun salgılanmasını sağlıyor.
Sabah uyandığınızda perdeleri açın ve odanızı güneş ışığıyla aydınlatın. Hatta eğer mümkünse pencereleri de açın ve evinizi temiz havayla havalandırın. Bebeğinizin gece ve gündüz farkını anlaması açısından oldukça önemli bir hareket. İçeri giren temiz havayı bebeğiniz teninde hissedecek. Doğal olana ve doğaya erişebilme imkanı tüm insanlarda içten içe olan bir istektir. Doğayla etkileşim içinde olmanın hatta sadece doğa fotoğraflarına bile bakmanın insanları daha mutlu ve sakin hale getirdiğine yönelik sayısız araştırma bulunuyor. O yüzden sabah ilk iş olarak imkanlarınız dahilinde doğayla bütünleşin.
EVİNİZE DOĞAYI DAVET EDEREK
DEKORE ETMENİN 5 YOLU
Bebeğinizin gün içerisinde doğayla iç içe olmasını sağlayın. Bu durumun ondaki etkilerini gördüğünüzde eminiz ki çok şaşıracaksınız.
*Pencere kenarlarınızda saksılarda adaçayı, biberiye ya da maydanoz gibi mis kokulu taze otlar yetiştirin.
* Bebeğinizin odasına doğa fotoğrafları asın. Dilerseniz bir çiçek fotoğrafı ya da son tatilinizde çektiğiniz deniz kenarında bir fotoğraf bile olabilir.
* Üzerinde deniz kabuğu, yaprak ya da çiçek desenleri olan yastık kılıfları seçebilirsiniz.
* Balkon kapısını ya da pencereleri açarak evinize güneş ışığı girmesini sağlayın.
* Evinizde mümkün olduğunca doğal malzemeler kullanın. Bunlar tahta raflar, hasır sepetler, ipek ya da pamuklu kumaşlar bile olabilir.
BUNU DENEYİN! “Bazı bebekler masajla rahatlar, bazıları ise canlanırlar. Ama kızım Kumru masajla uyanıyor. Onun için güne başlamanın en güzel yolu doğal Hindistan cevizi ile yaptığım masaj.” İstanbul’dan 36 yaşındaki Sibel Cansu, 16 haftalık Kumru’nun annesi

Beslenme
Bebeğiniz ister anne sütüyle ister katı gıdalarla beslensin, yemek zamanları için hiçbir zaman katı kurallar olmaz. Ne sıklıkla beslendiği tamamen yaşına, gelişim hızına ve iştahına göre değişir. Pek çok bebek ihtiyacı olandan fazlasını yemez. Ne zaman acıkırlarsa yerler ve karınları doyduğunda da yemeyi bırakırlar. O yüzden yemeklerini sizden istediklerinde onlara verin.
Bazı bebekler uyandıktan sonra daha iyi yemek yerler. Çünkü uykusuzluk ve yorgunluk açlıktan daha ağır basar. O yüzden bebeğiniz sütten kesildiğinde; günde üç öğün yerine kahvaltı, uyku öncesi hafif bir öğle yemeği, öğleden sonra öğün ve uyumadan önce akşam yemeği olmak üzere dört kez yemek yemeleri daha kolay olur. Emin olun bebeğinizi öğle yemeği yiyene kadar uyutmaya çalışmanız çok daha zor olacak. Çünkü hem yorgun olacak hem de doğru düzgün yemek yemediği için karnı aç olacak. O yüzden en iyisi siz şimdilik onun ihtiyaçlarına göre hareket edin, zaten büyüdükçe bu rutin de değişecek.
Yemek yeme zamanını ikinizi birbirinize yakınlaştıracak bir zaman haline getirin. Bebeğinizi emzirirken mümkünse sessiz ve rahat bir yerde oturun. Eğer sütten kesilme dönemindeyseniz yanında olduğunuzu bebeğinize hissettirin. Mesela kaşığını ona siz verebilir, sizi taklit etmesini sağlayabilirsiniz. Onunla konuşabilirsiniz. Gerekli yerlerde “lütfen” ve “teşekkür ederim” deyin ve yediği yemeğin ne olduğunu ona açıklayın. Yaşı büyüdükçe bebeğinize yeni şeyler tanıtabilirsiniz. Bir değişiklik yapmak istiyorsanız dışarıda yiyebilir ya da masanıza canlı çiçekler koyabilirsiniz. Böylece etrafında görebileceği ve koklayabileceği yeni şeyleri fark etmiş olur.
BUNU DENEYİN! “Oğlum Cem sosyal ortamlarda daha iyi yemek yiyor. Mama sandalyesine oturup bizimle aynı masada yemek yiyebiliyor. Biz de televizyonu kapatıp onun yerine müzik açıyoruz. Sevdiği bir şarkı çalmaya başladığında sandalyesinde hafif hafif dans etmeye başlıyor. Haliyle yediği yemek de daha keyifli hale geliyor.” İzmir’den 27 yaşındaki Sıla Can, 17 aylık Cem’in annesi
BUNU DENEYİN! “Yemek yaparken çocuklarım da işin içine dahil olunca yeni tatlar denemeye daha açık oluyorlar. Mesela Selin çorbayı karıştırırken Suna da mama sandalyesinde oturup tahta kaşıkları tavalara vuruyor.” Antalya’dan 30 yaşındaki Derin Yaz, 3 yaşındaki Selin’in ve 10 aylık Suna’nın annesi
*************************
Gündüz uykusu
Bütün bebeklerin gün içinde öğle uykusuna ihtiyacı vardır. Ama ne kadar uyumaları gerektiği yaşlarına ve kişiliklerine göre değişir. Ama sizin için kılavuzluk etmesi adına bebeğinizin gün içinde ne kadar uykuya ihtiyacı olduğunu şöyle öğrenebilirsiniz.
*Bir haftalıkken, gündüzleri ortalama sekiz, geceleri de sekiz saat uykuya ihtiyaçları vardır.
*Üç aylıkken, gündüzleri ortalama beş saat, geceleri on saatlik uykuya ihtiyaçları vardır.
*Altı aylıkken, gündüzleri ortalama dört saat, geceleri de on saatlik uykuya ihtiyaçları vardır.
*Dokuz aylıkken, gündüzleri üç saat, geceleri de 11 saatlik uykuya ihtiyaçları vardır.
Bebekler ana yemekten önce ve uzun süre oyun oynadıktan sonra gündüz uykusuna yattıklarında daha verimli bir şekilde uykularını alıyorlar. Mesela altı aylıktan büyük bebekler için ideal gündüz uykusu; sabah 09.15 ve öğlen 12.00’de ana gündüz uykusu, 15.30’da ise kısa bir şekerleme olabilir. Ama tabii ki bu rutin her bebek ve ailesi için uygun olmayabilir. O yüzden bebeğinize ve kendi ailenize göre bir rutin ayarlayın. Bebeğiniz evinde gündüz uykusuna yattığında kendisine genel uyku rutini oluşturmaya başlar. Bu rutinler örneğin; karanlık bir odada bebeğinizle birbirinize sarıldıktan sonra onun altını değiştirebilirsiniz. Ardından hafif bir doğa müziği açıp beşiğine yatırabilirsiniz. Bu rutin sırasında alçak sesle konuşabilirsiniz. Bebeğinizin gündüz uykusuna yatarken duyduğu, hissettiği ve gördüğü her şey rahatlatıcı ve sakinleştirici olmalı ki kendisini uykuya rahatça bıraksın.
BUNU DENEYİN! “Defne altı aylıkken öğle uykusuna yatarken onu en çok rahatlatan ve sakinleştiren şey evde kendi yaptığımız parıltılı şişeye uzun uzun bakmasıydı. Plastik bir şişeye su, gıda boyası ve sim koydum. Şişeyi yavaş yavaş döndürürken o da şişenin içinde hareket eden simleri takip ediyordu. Hemen esnemeye başlayıp uykuya dalıyordu.” Bursa’dan 27 yaşındaki Derya Ertaç, 2,5 yaşındaki Defne’nin annesi
Her bebek ve ailesi farklıdır. O nedenle hem size hem de bebeğinize göre düzenlenmiş bir rutini olmalı.
Oyun zamanı
Bir bebeğin oyun süresi de yine yaşına bağlıdır. Ama bir yaşından büyük bebekler bile 15 dakikadan fazla oyuna odaklanamıyorlar. Çünkü bir şeye odaklanmak onlar için fazla uyarıcı. Oyun oynarken bebeğinizi izleyin, yavaş yavaş yorulmaya başlayacak. Daha küçük bebekler ise sadece beş dakika sonra esnemeye başlıyorlar. O yüzden oyunu günlük rutininize dahil etmeyi düşünüyorsanız daha az uyaran aktiviteler arasına kısa oyun araları eklemeye çalışın.
Oyun için ayırdığınız zamanlar tam da bebeğinizin sizinle vakit geçirme şansı yakaladığı anlar. Bu kadar kısa sürede bebeğinizin tüm duyularını kullanarak dünyayı keşfedebileceği en iyi yolları bulmaya çalışın. Anneler genelde tüm duyuları kullanmak yerine sadece bir duyuyu kullanmaya odaklanıyor. Bu duyu da annelerin bebekleriyle en çok ve kolayca etkileşim kurabildikleri duyu oluyor. Farklı duyulara hitap eden önerilerimize de yazının devamında yer verdik. Bir aktivite seçerek hemen bebeğinizle deneyebilirsiniz!..

DUYUSAL SEPETLER
Büyükçe bir sepete bebeğinizin yaşına göre bazı cisimler koyun. Bebeğinize de istediği cismi seçmesini söyleyin. Sepete koyduğunuz cisimlerin bebeğinizin hangi duyuları ile eşleşebileceği özelliklerini yazın. Mesela bir atlet dokunma duyusunu, çam kozalağı koku alma duyusunu, bir çıngırak da işitme duyusunu uyarır.
BUNU DENEYİN! “Kızım Ezgi yürümeye başladığında parktaki yapraklarla saatlerce oynardı. Yaprakların arasından koşar, yerden toplar, renklerini inceler ve üstündeki böceklere bakardı. Böyle doğal şeylerin yanında kimin pahalı oyuncaklara ihtiyacı olur ki?” Eskişehir’den 32 yaşındaki Filiz Köse, 2 yaşındaki Ezgi’nin annesi
DOKUNMA
*Bebeğinizi bir koyun postu üzerine yüz üstü yatırın.
*Ona farklı tür dokulardan yapılmış bir oyuncak verin.
*Tenine hafifçe üfleyin.
*Köpüklerle oynayacak yaşa geldiğinde onları havada yakalaması için teşvik edin.
*Bebeğinizin minik ayaklarına çorapları defalarca giydirip çıkarın. Tabi aynı anda konuşun; “Çorapları giydiiiik, çorapları çıkardııııık!”
*Bebeğinizle parmak oyunları oynayın. Mesela “Hani bana, hani bana demiiş” ya da “Bir elimdeee beş parmaaak!”
*Yaz aylarında da bebeğinizi çimlere yatırın, bırakın emeklesin.
İŞİTME
*Beraber bahçeye çıkın ve kuş seslerini dinleyin.
*Yaşına uygun müzik aletlerini çalması için ona verin.
*Tahta kaşıkları, tencereleri ve tavaları çıkarıp birlikte müzik yapın.
*Müzik dinleyin.
*Ona şarkılar söyleyin.
GÖRME
*Bebeğinize üzerinde siyah ve beyaz desenler olan kartlar gösterin. Çok küçük bebekler bile zıt renkleri birbirinden ayırabilir.
*Kendi başına dengesini kurup oturmaya başladığında onunla uzamsal akıl yürütme oyunları oynayın. Mesela cisimleri boylarına göre sıralama, topları birbirinize yuvarlayarak atma.
*Eğer evinizde uygun yeriniz varsa akvaryumlar ilgisini çekecektir. Ancak bebeğinizin yetişemeyeceği güvenli bir yere yerleştirdiğinizden emin olun.
*Birlikte bir kitabın sayfasını inceleyin.
KOKU
*Bebeğinize koklaması için çiçekler verin.
*Bebeğinizin yetişemeyeceği bir yere lavanta yağı damlattığınız bir kumaş parçası koyun ve yepyeni bir kokuyla tanıştırın.
*Bir tülbent parçasını karanfil, muskat gibi farklı baharatlarla doldurarak bir çıngırak yapın ve sarı bir bantla sıkıca bağlayın.
Banyo zamanı
Bilindiği üzere bebeklerin suyla oynaması onlar için çok iyidir. Kendi içinde duyuları için harika bir maddedir ve bebeklerin oyun zamanlarında suyun kullanılması da duyularının gelişmesinde önemli rol oynar. Suya dokunmaları, ellerini suda yüzdürmeleri ya da çırpmaları, oyuncaklarını suda batırmaları pek çok şey keşfetmelerini sağlıyor. Ancak banyo zamanları sakinleştirici bir aktivite olmalı. O nedenle banyo ile oyun zamanının farklı olduğunu ayırt etmelerini sağlayın. Banyo her ikiniz için de rahatlama ve birlikte olma zamanı olsun. Bebeğiniz ılık suda oldukça sakinleşecek, çünkü bebeğinizin asıl ait olduğu yer ılık suydu. Hatırlıyorsunuz değil mi, karnınızın içindeyken de tıpkı böyle ılık bir sıvının içinde yüzüyordu miniğiniz. Bebeğinizi suya koyduğunuzda başını kolunuzda tutun. Böylece ona yakın olacaksınız.
Çok sık banyo yaptırmak minik bebeğinizin cildini hemen kurutabilir. O yüzden ne sıklıkta banyo yaptıracağınıza siz karar verin. Her gece banyo yaptırmanıza gerek yok. Haftada üç kez rahatlatıcı banyo yaptırmak yeterli…
BUNU DENEYİN! “Oğlumuz Can’a sadece haftada bir kez banyo yaptırıyoruz. Çünkü çok küçük… Eşim ya da ben, birimiz onunla birlikte küvete giriyoruz, böylece birbirimize sarılarak yakın oluyoruz. Hatta bazen küvete banyo topu atıyoruz. Hem çok güzel kokuyor, hem de Can banyo topunun etrafında dağılmasına ve çıkardığı sese bayılıyor.” İstanbul’dan 28 yaşındaki Hilal Dal, üç aylık Can’ın annesi

Uyku zamanı
Uyku zamanı bebeğinizin kendi kendine uykuya dalmasını sağlamak için rahatlatıcı ve konforlu bir alan yaratabilirsiniz. Mesela bir karartma perdesi kullanabilirsiniz. İşlerinizi halledebilmeniz için loş bir ışık ayarlayın, böylece bebeğinizin ilgisini kendinize çekmemiş olursunuz. Beyaz ve mavi ışıklar çok uyarıcı renklerdir, o yüzden sarı, turuncu ya da kırmızı tonlarında bir ışık seçin.
Miniğinizin diğer duyularını da uykuya dalması için kullanabilirsiniz. Kısa bir alt değiştirme, beslenme, sarılma rutininden sonra yağmur ya da orman sesi gibi doğa sesleri açın. Yapılan araştırmalara göre doğa sesleri vücudun stresle kolayca baş etmesine yardımcı oluyor. Bebeğinizin uyku rutinine lavanta esansını eklemeyi unutmayın. Sadece gündüz ve gece uykusu rutininde kullandığınız lavantanın sakinleştirici ve rahatlatıcı bir etkisi bulunuyor. Bunu bir alışkanlık haline getirdiğinizde bebeğiniz ne zaman lavanta kokusu alsa hemen uykusu gelecek.
Aman bilmeden bebeğinizin duyularını harekete geçirmeyin. Alçak sesle konuşun, yavaş yavaş ve narin bir şekilde konuşun. Bebeğinizi beşiğine koyduğunuzda ona ninni söylemenize veya onunla konuşmanıza gerek kalmayacak. Eğer yaparsanız bebeğinizin ilgisini yine kendinize çekersiniz ve uykusunu kaçırırsınız. Sadece usulca iyi geceler deyin ve kendi kendine uykuya dalmasını bekleyin.
BUNU DENEYİN! “Oğlum Emre geceleri 10 ile 1 arası uyumakta zorluk çekiyor. Uyumasını kolaylaştıran beyaz, gürültü sesleri çıkaran oyuncağı ise onu çok sakinleştiriyor. Önce dinliyor, sonra hemen rahatlıyor.” Ankara’dan 35 yaşındaki Zeynep Öz, 1 aylık Emre ve 2 yaşındaki Ekin’in annesi
BEBEĞİNİZİN TEMEL RUTİNİNİ DESTEKLEYEN 5 AKILLI ÇÖZÜM
1Bebeğinizin odasına, erişemeyeceği bir yere koyduğunuz kumaş parçasına birkaç damla aromatik yağ damlatın. Uyku zamanı geldiğinde mışıl mışıl uykuya dalacak.
2Yumuşacık kışın sıcak, yazın ise serin tutacak bir battaniyesi olsun. Bebeğiniz için oldukça işe yarar.
3Hem göze hem burna hitap eden taze baharatları ektiğiniz saksınız evinizi şenlendirebilir.
4Bebeğinizi ve sizi uyku zamanı rahatlatmak için ninniler işinize yarayabilir.
5En iyi banyo köpüğünü elde etmek için iki ölçek gliserin ve üç ölçek bebeğinize özel şampuanı bolca suyla karıştırın.





















