Çocuklar mutfakta!

Çocuklar için alışılmışın dışında bir yemek kitabı!

Yönetmen, senarist, gazeteci, yazar… Biyografisine baktığımızda birçok işi başarıyla yaptığını gördüğümüz Turgut Yasalar şimdi de çocuklar için yazdığı yemek kitaplarıyla gündemde ve tabii ki bizim de merceğimizde…

Oyuncular için sanıldığının aksine nasıl ki ‘komedi yapmak, insanları güldürmek’ zor bir iş ise yazarlar için de ‘çocuklar için yazmak’ aynı şey… Bir kere odak noktanızda çocuklar var ve o çocuklar, günümüz çocukları o kadar seçiciler ki… Hiç dikkat ettiniz mi yeni nesil çocukları kandırmak ne kadar zor. Mantıklarının almadığı hiçbir şeyi kabul etmiyor, önlerine koyduğunuz her şeyi beğenmiyorlar… Bu noktada çocuklar için ortaya çıkan her yeni ürünün gerçekten kaliteli, güzel bir iş olması gerekiyor. Ve en önemlisi kitapların… Turgut Yasalar’ın çocuklar için çıkardığı ‘Mutfak Cadısı’ kitapları da bu alanda yazılmış en özgün kitaplardan…

Turgut Yasalar yarattığı sevimli ‘mutfak cadısı’ karakteri ile çocukların mutfakla iyi bir iletişim kurmalarını, sağlıklı beslenmelerinin önemini, yedikleri yemeklere karşı daha duyarlı olmalarını sağlamayı hedeflemiş. İlk kitap ‘Mutfak Cadısı Yemek Yapmayı Öğreniyor’ un hemen ardından ‘Mutfak Cadısı Yaz Tatiline Çıkıyor’ ile raflarda yerini alan kitaplar neleri içeriyor önce kahramanımız mutfak cadısından dinleyelim… Sonra da yazarına kulak verelim. Bu sevimli kahramanın nasıl ortaya çıktığını yaratıcısı sevgili Turgut Yasalar’a sorduk…

Merhaba, ben Mutfak Cadısı! İlk kitabımda sana aşçılık serüvenimi anlatmıştım; yemek yapmaya nasıl merak sardığımı, ustalarımı, onlardan öğrendiğim yemek tariflerini aktarmıştım. Şimdi bu kitabımda yaz tatilinde neler yaptığımı, dondurmadan başlayarak öğrendiğim tarifleri, yazın sonlarına doğru kışa nasıl hazırlandığımı anlatıyorum.”

*******

Çocuklar için bir yemek kitabı yazma fikri nasıl oluştu? Çoğu zaman çocuklar ve yemek konusunun ne kadar sıkıntılı olduğu bir gerçek. Bu gerçek mi size yol gösteren?

Mutfak Cadısı’nın bir ilham kaynağı var: Samra Samer. Samra şu an on iki yaşında ve biz tam on iki yıldır tanışırız. Birlikte oyunlar oynadık, çok eğlendik. Şu anda sıkı bir iklim aktivisti olan Samra’dan ben çok şey öğrendim. Samra, bildim bileli mutfakla çok ilgiliydi. Geçenlerde daha dört beş yaşındayken bir taburenin üzerine çıkmış babasıyla bir şeyler doğrarken çekilmiş bir videosunu gördüm.

“Çocuklar için ne yazmalıyım?” diye düşünürken bir gün Samra bize kek yaptı. “Buldum,” dedim ve fikri kitabı resimleyen ve tasarlayan Yılmaz Aysan’la paylaştım. İlk taslak İş Kültür Genel Müdürü Ahmet Salcan ve editör Ahu Ayan tarafından beğenilince kolları sıvadık ve Mutfak Cadısı Yemek Yapmayı Öğreniyor çıktı. İlk kitap baskıdayken biz ikinci kitabı; Mutfak Cadısı Yaz Tatiline’ne Çıkıyor’u hazırladık; o da yaz başına yetişti. Her ikisi de şu an satışta ve hayli ilgi görüyor.

Bize biraz kitabın içeriğinden bahsedebilir misiniz? ‘Mutfak Cadısı Yemek Yapmayı Öğreniyor’ ile yola çıkış amacınız neydi?

Fikri ararken yazacağım kitabın bir hikayesinin olması, bu arada bir şeyler öğretmesi, kalıcı olması; aynı zamanda kitabın sahibi çocuğun da kitabı bir defter gibi kullanıp kendinden bir şeyler yazması gerektiğini düşündüm. Yukarıda da anlattığım gibi yemek yapma üzerine bir kitap yazmanın doğru olduğuna karar verdim. Fakat etrafta çok sayıda yemek tarifi kitabı var; internet tariften geçilmiyor.

Fikri bulduktan sonra İngilizce kitaplar araştırdım ve gördüm ki hepsi sadece tarif veriyor.  O nedenle bir hikaye etrafında yemek tarifi vermenin daha doğru olduğuna karar verdim. Böylece diğer yemek tarifi kitaplarında olduğu gibi gerektiğinde sadece tarif almak için bakılan değil, hem keyifle okunan, hem de tarif dışı bilgi kutucuklarıyla konuyu zenginleştiren bir metin ortaya çıktı. İlk kitap olması nedeniyle örneğin hangi mevsimde hangi sebze meyve tüketilmeli, hangi balık hangi mevsimde bulunur gibi daha kalıcı bilgiler vermeyi uygun bulduk. Yani her şeyi mevsiminde tüketmenin önemine özellikle vurgu yaptık.

Her iki kitabın bir diğer önemli özelliği de ambalajlı ürünlerden mümkün olduğunca uzak durmayı öğütlemesi ve alternatifler sunması. Örneğin ambalajlı gofret yerine evde hazırlanabilecek atıştırmalıklar, boyalı, şekerli içecekler yerine yine evde hazırlanabilecek sağlıklı içeceklerin neler olduğunu anlattık, tarifler verdik.

Kitaplar sadece bu gibi yararlı bilgilerin yanı sıra eğlenceli sayfalar barındırıyor. Örneğin yeme içme ile ilgili bulmacalara bilmecelere de yer veriyor. İkinci kitapta sahilde oynanabilecek oyunlar, çakıl taşı boyama, eski tişörtlerden pazar çantası yapma, yiyecek artıklarının kompost gübreye dönüştürülmesi, sivrisineklerden doğal yollarla korunmanın yöntemleri gibi sayfalar Mutfak Cadısı Yaz Tatiline Çıkıyor’u çok eğlenceli bir kitaba dönüştürdü.

Kitapta yapması bir çocuk için keyifli birçok tarif var… Tarifler nasıl ortaya çıktı, size mi ait? Buradan yola çıkarak çocuklarla ve yemeklerle aranızın çok iyi olduğunu söyleyebiliriz sanırım.

Yemek yemeyi seviyorum. Yapmaya ise çok geç yaşlarda başladım. Yapıp dostlarımla paylaşıp övgüler alınca daha da keyifli hal almaya başladı benim için. Ama bir gün bunun üzerine bir kitap yazacağım aklıma gelmezdi. Daha doğrusu ben bir yemek kitabı yazmadım, bir hikaye anlattım, arada da yemek tarifleri var. Bu arada şunu özellikle belirtmem gerekiyor, her iki kitabı yazıp bitirdikten sonra yemek editörü Çağan Kaleci’nin denetimine sunduk; çünkü bir uzman görüşü alınmadan çocuklara tarifleri sunmak doğru değildi.

İlk kitabın ardından henüz çok yeni ikinci kitap ‘Mutfak Cadısı Yaz Tatiline Çıkıyor’ raflarda… Yine güzel resimler, yine eğlenceli tarifler… Mutfak cadısı güzel tarifler paylaşmanın yanı sıra sağlıklı beslenmenin de önemine vurgu yapıyor diyebilir miyiz bu kitapta?

Her iki kitabın en temel özelliği sağlıklı beslenmenin önemine vurgu yapması ve bunu tariflerle desteklemesi. Her şeyin mevsiminde tüketilmesinin gerekliliği hatta zorunluluğu. Ambalajlı ürün kullanmak yerine evde kendi yemeğimizi, atıştırmalıklarımızı hazırlayabileceğimizin mümkün olduğunun gösterilmesi.

Biraz önce de söz ettim, çocuklar için hazırlanmış İngilizce yemek kitaplarına baktım; bunlardan birinde tatlı tariflerinde şeker yerine mısır şurubu kullanılmasını önermiş; tüylerim diken diken oldu. Biz tam tersini önermeliydik ve öyle yaptık; bununla gurur duyuyorum.

Mutfak Cadısı bir seri olarak devam edecek mi?

Edecek elbette. Ancak peş peşe iki kitap birden geldi. Okurlarımızın önerileri doğrultusunda yenilerini yazmaktan çok keyif alacağım. Elbette Yılmaz Aysan da resimlerken aynı keyfi alacaktır.

Son olarak ‘Mutfak Cadısı’nın güzel dondurma tariflerinden birini bizimle paylaşabilir misiniz?

Dondurma değil de kitaptan hem biraz nostaljik hem de yapması kolay bir frigo tarifi vereyim.

Kitaptan nostaljik bir tarif

Frigo Buz

Malzemeler

*1 litre süt

*1 su bardağı toz şeker

*4 yemek kaşığı kakao

*3 yemek kaşığı buğday nişastası

*2 yemek kaşığı un

*2 yemek kaşığı tereyağı

*1 paket vanilya

*50 gr bitter çikolata

Yapılışı

Bir litre süt tencereye boşaltılacak. Üzerine toz şeker, buğday nişastası, un ve kakao koyup iyice karıştırılacak, ardından fokurdayana kadar pişirilecek. Üzerine vanilya ve tereyağı eklenecek ve tekrar karıştırılacak. Son olarak çikolata eklenecek ve ocağın altı kapatılacak. Çikolata karışımın sıcağında eritilecek. Karışım silikon dondurma kalıplarına dökülerek soğutulacak. Soğuyan kalıplar derin dondurucuya kaldırılacak. Afiyet olsun…