Uzmanlara göre ergenlerin sıkça kullandığı “bilmiyorum” yanıtı ilgisizlik değil; anlaşılma ihtiyacının, karmaşık duyguların ve bazen de kendini koruma isteğinin bir yansıması olabilir.
Ergenlik dönemi, duyguların hızla değiştiği ve kimlik arayışının yoğunlaştığı en hassas süreçlerden biri. Bu dönemde ebeveynlerin en sık duyduğu cevaplardan biri ise çoğu zaman kısa ve net: “Bilmiyorum.” Peki bu kelime gerçekten ilgisizlik mi, yoksa anlatılamayan duyguların bir ifadesi mi? Uzmanlara göre ergenlerin bu yanıtı çoğu zaman düşündüğümüzden çok daha derin anlamlar taşıyor ve doğru okunduğunda iletişimin kapısını aralayabiliyor.
Ergenlik, çocuklukla yetişkinlik arasında sıkışan, duyguların hızla değiştiği ve kimlik arayışının yoğunlaştığı en hassas dönemlerden biri olarak kabul ediliyor. Bu süreçte gençler bir yandan bağımsızlıklarını kazanmaya çalışırken diğer yandan kendilerini, duygularını ve dünyadaki yerlerini anlamaya çalışıyor. Ancak yaşadıkları içsel karmaşa çoğu zaman kelimelere dökülemiyor. İşte tam da bu noktada ebeveynlerin sıkça duyduğu o kısa cevap ortaya çıkıyor: “Bilmiyorum.” Uzmanlara göre bu iki kelime, çoğu zaman göründüğünden çok daha fazlasını anlatıyor. İz Koçluk’tan Kariyer ve Öğrenci Koçu Yeşim Tiryaki Erdoğan, ergenlik döneminde gençlerin sıkça kullandığı “bilmiyorum” yanıtının çoğu zaman ilgisizlik değil, ifade edilemeyen duyguların bir yansıması olduğunu söylüyor. Erdoğan’a göre ebeveynlerin bu kelimeyi doğru okumayı öğrenmesi, gençlerle sağlıklı iletişimin en önemli adımlarından biri.
“Bilmiyorum” çoğu zaman bir iletişim kopuşu değil, henüz açılmaya hazır olmayan bir kapının işareti olabilir.
“Bilmiyorum”bir iletişim krizi değil, bir mesajdır
Ergenlik dönemindeki gençlerle iletişim kurmaya çalışan birçok ebeveyn ve eğitimci, aynı cümleyi tekrar tekrar duyar: “Bilmiyorum.” Sınavdan sonra, bir sorun yaşandığında ya da duygularını anlatmaları istendiğinde verilen bu yanıt çoğu zaman ilgisizlik, umursamazlık ya da saygısızlık olarak yorumlanabiliyor. Ancak bu yaklaşım çoğu zaman yanılgıya yol açıyor. Ergenlerin ‘bilmiyorum’ cevabı çoğu zaman bir kapıyı kapatmak değil, aslında henüz açmaya hazır olmadıkları bir kapıyı işaret eder. Bu yanıtın arkasında karmaşık duygular, anlaşılma ihtiyacı ve bazen de kendini koruma refleksi bulunur.
Ergenlikte duygular karmaşıklaşır
Ergenlik dönemi, beynin duyguları düzenleyen ve anlamlandıran bölgelerinin gelişimini sürdürdüğü bir süreçtir. Bu nedenle gençler çoğu zaman ne hissettiklerini net şekilde ifade edemeyebilir ve bu durum oldukça doğaldır. Birçok genç gerçekten ne hissettiğini tam olarak tanımlayamaz. Kafaları karışık olabilir ve duygularını isimlendirmek onlar için kolay değildir. Bu nedenle ‘bilmiyorum’ çoğu zaman dürüst bir cevaptır.
“Beni anlamayacaklar” düşüncesi sessizliğe yol açabiliyor
Gençlerin duygularını paylaşmamasının bir diğer nedeni de anlaşılmayacaklarını düşünmeleri. Eleştirilmekten, küçümsenmekten ya da hemen öğütlerle karşılaşmaktan çekinen ergenler, kendilerini korumak için iletişimi sınırlayabiliyor. Bu noktada ebeveynlerin tutumu belirleyici oluyor. Birçok genç, duygularını paylaştığında hemen çözüm önerileriyle karşılaşacağını düşünür. Oysa bazen sadece dinlenmek isterler. Dinlenmediklerini hissettiklerinde ise en kısa yanıtı verirler: ‘Bilmiyorum.’
Her soruya hemen yanıt beklemek yerine, gençlere düşünmek ve hissettiklerini anlamlandırmak için zaman tanımak gerekiyor.
Ergenler kendi alanlarını korumak istiyor
Ergenlik, birey olma ve sınır koyma sürecidir. Bu dönemde gençler sürekli sorgulandıklarını ya da kontrol edildiklerini düşündüklerinde iletişimden uzaklaşabilir. “Bilmiyorum” cevabı bazen bu sınırı koymanın en hızlı yolu haline gelir. Ebeveynler tarafından bu durum yanlış okunabiliyor. Gençler bazen sadece kendi alanlarını korumak ister. Bu durum saygısızlık değil, birey olma sürecinin doğal bir parçasıdır.
Bazı soruların cevabı zaman ister
Yetişkinler çoğu zaman sorularına anında yanıt bekler. Ancak gençler için durum farklıdır. Soru sorulduğunda henüz düşünmemiş olabilirler ya da duygularını toparlamak için zamana ihtiyaç duyabilirler. Bu durumda “bilmiyorum”, aslında “henüz hazır değilim” anlamına gelebilir.
Duyguları kelimelere dökmek her zaman kolay değil
Bazı gençler yaşadıklarını anlatmak yerine davranışlarıyla ifade eder. İçe kapanma, öfke, sessizlik ya da uzaklaşma gibi tepkiler, ifade edilemeyen duyguların dışa vurumu olabilir. Bu noktada “bilmiyorum” kelimesi, anlatılamayan duyguların yerine geçen bir ifade haline gelir.
Ebeveynler Nasıl Yaklaşmalı?
Ergenlerle sağlıklı iletişim kurmanın yolu baskıdan değil, güven ortamından geçiyor. Baskıyı azaltın. Israrcı sorular ve sürekli sorgulama gençlerin daha fazla geri çekilmesine yol açabilir. Zaman tanıyın ve konuşmak için doğru anı beklemek iletişimi kolaylaştırır. Yargılamadan dinleyin, her konuşmanın çözüm üretmek zorunda olmadığını unutmayın. Bazen gençler sadece duyulmak ister. Onlara danışın, çünkü; fikirlerinin sorulması ve görüşlerinin önemsenmesi, gençlerde güven duygusunu artırır.
Kariyer ve Öğrenci Koçu Yeşim Tiryaki Erdoğan
Bilmiyorum ne anlama gelebilir; “Henüz ne hissettiğimi bilmiyorum” “Bunu anlatmaya hazır değilim” “Beni anlayacağından emin değilim”
“Bilmiyorum” aslında bir kapı olabilir
Ebeveynlerin ‘bilmiyorum’ kelimesini farklı bir gözle okumayı öğrenmesi gerekiyor. Bazen ‘bilmiyorum’ sadece bir cevap değildir. ‘Bunu paylaşmaya henüz hazır değilim’ demenin başka bir yoludur. Eğer ebeveynler sabırla ve yargılamadan yaklaşırsa, o kapı bir gün mutlaka aralanır. Ergenlik döneminde iletişimin en güçlü aracı sabır, anlayış ve güvendir. Gençlerin söylediği kelimeler kadar söyleyemediklerini de duyabilmek ise sağlıklı aile ilişkilerinin temelini oluşturur.