Son yıllarda sıkça gündeme gelen öğrenme güçlüğü, çoğu zaman yanlış anlaşılan ve hızla etiketlenen bir alan. Oysa bu çocuklar ne tembel ne de yetersiz; sadece farklı öğreniyorlar.
Eğitim sisteminin sınav odaklı yapısı, ebeveynler arasındaki görünmez rekabet ve “tek tip başarı” beklentisi, öğrenme güçlüğünü her zamankinden daha görünür hale getirdi. Oysa öğrenme güçlüğü yeni bir durum değil; geçmişte de vardı, bugün de var ve gelecekte de olacak. Okuma, yazma ya da matematik alanlarında zorlanan bu çocuklar çoğu zaman yanlış etiketleniyor, potansiyelleri göz ardı ediliyor. Peki öğrenme güçlüğü tam olarak nedir, hangi belirtilerle kendini gösterir ve bu süreçte çocuklara nasıl destek olunabilir? Klinik Psikolog Gizem Gürleyen, öğrenme güçlüğünü tüm yönleriyle anlatıyor.
Nedir bu öğrenme güçlüğü?
Öğrenme güçlüğü bireyin normal ya da üstün zekaya sahip olmasına karşın, okuma, yazma ve matematik becerileri alanlarında yaşı, akademik durumu ve zekasından beklenenin önemli ölçüde altında performans sergilemesi durumudur.
Temel olarak; okuma bozukluğu (disleksi), yazma bozukluğu (disgrafi) ve matematik bozukluğu (diskalkuli) olmak üzere üç tür öğrenme güçlüğü vardır.
Bu durum, kişinin bilgiyi işleme, depolama ve öğrenme yeteneği ile ilgili bir problem olmakla birlikte; planlama, motor beceriler, sözel ifade becerileri, dikkat becerileri, sosyal ve duygusal davranışlar alanlarında da zorluklar hissedilebilir.
Nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte genetik mirasın önemli bir etken olduğu düşünülmektedir. Anne, baba ya da kardeşlerde var olması ailenin diğer çocuklarında da rastlanma ihtimalini artırabilir. Öğrenme güçlükleri beynin özellikle sol lobunda daha belirgindir.

Öğrenme güçlüğü bir zeka geriliği değildir. Öğrenme güçlüğünden söz edebilmek için zekanın normal ya da normalin üzerinde olması gerekir.
Okula başlamadan öğrenmek güç
Öğrenme güçlüğünden söz edebilmek için çocuğun okula başlaması ve akademik olarak eğitim almış olması gerekmektedir. Buna karşın okul öncesi dönemde bazı belirtilerine rastlanabilir. Bu belirtiler; konuşmada gecikme, sesleri doğru telaffuz etmede zorluk, sesleri ve heceleri doğru sıralayamama, dinleme ve anlama becerilerinde güçlükler olarak sıralanabilir. Çocuk; sayıları, renkleri ve geometrik şekilleri öğrenmekte zorlanabilir. Düğme ilikleme, makas, çatal ve kaşık kullanma gibi ince motor becerileri kullanmayı gerektiren görevlerde güçlük yaşayabilir.
Öğrenme güçlüğünün sıklıkla gözlenen belirtileri arasında: okurken hece, harf ya da satır atlama, yaşından ve akademik durumundan beklenenden yavaş okuma, okurken kelimelerin yerine anlamı bozacak başka kelimeler koyma, okurken ve yazarken harfleri, sayıları karıştırma (b-d, p-b, 6-9), yazı yazarken sayfayı düzenli kullanmama, imla ve noktalama hataları yapma, heceler arasında boşluk bırakma ya da sözcükleri birleşik yazma, harf ekleme ya da harf çıkarma sıralanabilir. Öğrenme güçlüğü yaşayan çocukların, yaşıtlarına oranla yazısının ve çizgilerinin kötü olması olasıdır.
Bu çocuklar matematik sembollerini ve çarpım tablosunu öğrenmekte zorlanabilir; dört işlem yaparken yavaş olabilirler.
Bunun yanı sıra öğrenme güçlüğüne sahip çocukların zaman ve saati öğrenmekte zorluk yaşaması, sağını ve solu karıştırması, yönünü bulmakta zorlanması olasıdır. Orada-burada, ön-arka, alt-üst gibi kavramları karıştırabilirler.
Motor beceriler, dikkat ve planlama becerileri ise bu çocuklar için güçlük barındıran başka alanlar olabilir.
Öğrenme güçlüğü yaşayan her çocukta bu belirtilerin hepsine rastlanamayabileceği unutulmamalıdır. Bu belirtilerin yoğunluğu ve şiddeti bireyden bireye değişebilir.
Öğrenme bozuklukları gelişimseldir. Doğumla başlar ve ilkokul çağında yaşanan zorluklar ile belirginleşir. Belirtiler azalsa da hayat boyu devam edebilir. Bu nedenle amacınız öğrenme güçlüğü ile mücadele etmek değil, çocuğunuzun hayatını kolaylaştırmak olmalıdır.
Zorluk yaşayan çocuğunuza nasıl destek olabilirsiniz?
Eğer çocuğunuza öğrenme güçlüğü tanısı konduysa bunu kabul etmeniz ve yardım arayışına girmeniz en önemli adımlardan biridir. Çocuklar, problemi adlandıramasalar bile bir şeylerin yolunda gitmediğinin farkındadır. Ortaya koyduğu performansı ile ebeveyninin beklentisi arasındaki farkı hissedecek ve bundan olumsuz etkilenecektir. Bu nedenle, çocuğunuza dair “İstemediği için yapamıyor” ya da “yeterince çalışmadığı için yapamıyor” fikrinden uzaklaşın. Bu tutumu devam ettirmeniz, halihazırda pek çok alanda zorluk yaşayan çocuğunuza, duygusal olarak ek bir zorluk olacaktır.
Çocuğunuzun günden güne ya da dersten derse değişiklik gösteren performansı sizi şaşırtmasın ve öfkelendirmesin. Bu durum, öğrenme güçlüğünün belirtileri arasındadır.
Değerlendirmeler neticesinde ortaya çıkan zorluk yaşadığı alanları kadar, güçlü olduğu yönleri de kıymetlidir. Güçlü olduğu alanları da öğrenin ve o alanları da destekleyin.
Dersleri dışında iyi olduğu bir alan (spor, müzik, sanat vb.) keşfedin ve o yönü güçlendirmeye çalışın.
Ders çalışma süresini kısa periyodlar halinde ve molalı bir şekilde düzenleyin.
Günlük olarak edinilen bilgileri tekrar etmesi için teşvik edin. Az bilgi ve sık tekrar, bilgilerin zihne depolanmasına yardımcı olacaktır.
Dikkat ve bellek sorunlarına yardımcı olması için, çocuğunuzla beraber günlük yapılacak işler listesi düzenleyin ya da önemli bilgileri not alabileceği bir defter edinin.
Kendi öğrenme ve hatırlama yöntemini bulmaları için destek olun. Kimi çocuklar dinleyerek daha kolay öğrenirken, kimi çocuklar bilgileri zihninde canlandırarak ya da resmederek daha kolay öğrenir. Bazı çocuklar için ise, oyun ve canlandırma yolu ile ya da model hazırlayarak öğrenmek daha kalıcıdır. Onun tercih ettiği öğrenme biçimini keşfetmesine yardım edin.
Eğer öğrenme güçlüğüne sahip bir çocuğa sahipseniz, motivasyonun bu çocuklar için ne kadar önemli olduğunun farkında olmanız gerekir.
Çalışma kağıtlarını ilgilerini çekebilecek yazı stili kullanarak ya da görseller, tablolar ekleyerek hazırlayın.
Ders çalışma ortamını görsel ve işitsel uyaranlardan yalıtılmış bir ortam olarak düzenleyin.
Kelimeleri ve anlamlarını öğrenmesini kolaylaştırmak için yanlış yazdığı sözcükleri bir deftere not edin. Kelimelerin anlamlarını ve doğru yazılışlarını çocuğunuzla birlikte yazın.
Sesli okuma alıştırmaları yapması için motive edin. Önemli kelimelerin altını çizin. Okuma bitince anlatılmak isteneni özetlemesini isteyin. Sesli kitaplardan yardım almak, dinleyerek daha kolay öğrenen çocuklar için iyi bir alternatif olabilir.
Beraber ödev yapmak çocuğunuz ile ilişkinizi bozmaya başladıysa, derslerinde yardımcı olacak bir öğretmenden yardım alın.
Öğretmenini çocuğunuzun yaşadığı güçlükten haberdar edin ve onunla iş birliği içerisinde olun.

Akademik olarak yaşanan zorluğun yanı sıra bu çocukların duygusal olarak da zorlandığı bilinmektedir. Bu nedenle olumlu bir kendilik algısı geliştirmelerine yardımcı olun. Ne hissettiğini anlamaya çalışın ve duygularını ona yansıtın.
Motivasyon onlar için çok önemli!
Eğer öğrenme güçlüğüne sahip bir çocuğa sahipseniz, motivasyonun bu çocuklar için ne kadar önemli olduğunun farkında olmanız gerekir. Çünkü bu bozukluğa sahip bir çocuğun, bu soruna sahip olmayan bir başka çocuktan, daha fazla çaba harcaması gerekebilir. Bu nedenle sonucu değil sürece övgüde bulunun, gayretini ön plana çıkarın.
Öğrenme güçlüğü bir zeka geriliği değildir. Öğrenme güçlüğünden söz edebilmek için zekanın normal ya da normalin üzerinde olması gerekir. Tablonun, zeka geriliğinden, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğundan, görme-işitme sorunlarından ve motivasyon eksikliğinden ya da başka problemlerden ayırt edilmesi son derece önemlidir.
Bu güçlük ile beraber başka bozukluklara da rastlanabilir. Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, kaygı bozuklukları ve depresyon gibi tablolar öğrenme güçlüğüne sıklıkla eşlik eden ve eş zamanlı olarak görülen bozukluklar arasındadır. Bu durumda diğer bozukluğun da tedavisi için başvuruda bulunmak gerekir.
Öğrenme güçlüğü yaşayan çocuklar özel eğitim programlarından fayda görebilmektedir. Bununla birlikte olası duygusal, sosyal ve davranışsal diğer sorunlar için de yardım almak çocuğunuzun hayat kalitesini arttıracaktır.





















