Pandemide bir diğer tehlike; obezite

Çocuklarımızı yüz yüze eğitime tam olarak gönderemiyoruz, sokağa çıkma yasakları devam ediyor… Birçok ebeveyn bilgisayar başından kalkmayan çocukları için kaygılanıyor. Hareketsizlik ve beslenme düzenlerindeki değişiklikler sorun oluyor. Pandemide çocuğunuzu obeziteden koruyacak önlemleri uzmanına sorduk…

Çocukluk çağı obezitesi dünyada ve ülkemizde hızla artıyor. Yapılan çalışmalar Türkiye’de her 4 çocuktan birinin fazla kilolu ya da obezite hastası olduğuna işaret ediyor. Özellikle pandemi sürecinde çocuklarda yaygın olarak görülen hareketsizlik ve beslenme düzenindeki değişiklikler obezite riskini de beraberinde getirebiliyor. Memorial Bahçelievler Hastanesi Çocuk Endokrinolojisi Bölümü’nden Uz. Dr. Bahar Özcabı, çocuklarda obezite hakkında bilgi verdi ve anne babalara önemli önerilerde bulundu.

Çocuğunuz fazla tartılı ya da obezite hastası mı?

Obezite yani şişmanlık, vücuttaki yağ miktarının sağlığı bozacak şekilde aşırı artması olarak tanımlanıyor. Çocukluk çağında obezite sıklığı ülkemiz de dahil tüm dünyada artış gösteriyor. Amerika Birleşik Devletleri’nde her 3 çocuktan birinin fazla tartılı/şişman olduğu bildiriliyor. Ülkemizde ise COSI-TUR 2016 çalışması ilkokul 2. sınıf öğrencilerinin %24,9’unun fazla tartılı/şişman olduğunu göstermiştir. Bu oran da yaklaşık her 4 çocuktan birinin fazla kilo veya obezite hastası olduğuna işaret ediyor. Obezite hastalığının tanısında sıklıkla boy ve vücut ağırlığı değerleri kullanılır. İki yaşından küçük çocuklarda boya göre ağırlık değerlerine göre tanı konur. Daha büyük çocuklarda ise vücut ağırlığı, boyun metre cinsinden karesine bölünerek vücut kitle indeksi hesaplanır. Ancak erişkindekinden farklı olarak sabit bir değere göre karar verilmemektedir. Yaş ve cinsiyete göre oluşturulmuş eğrilerde vücut kitle indeksi yüzde değerleri %85 ile %95 arasına denk gelen çocuklar fazla tartılı, %95 ve üzerinde olanlar ise şişman olarak kabul edilir. Bu çocuklarda bel çevresi değerleri de organ yağlanması ve metabolik risklerin ortaya konulmasında yardımcı olmaktadır.

Ülkemizde yıllardır süregelen “Şişman bebek ya da çocuk sağlıklıdır” algısı son derece yanlış.

Fazla kilo sağlıklı bir ergenliği de önleyebilir

Ülkemizde yıllardır süregelen “Şişman bebek ya da çocuk sağlıklıdır” algısı son derece yanlış. Çünkü çocukluk ve ergenlik çağında en sık görülen şişmanlık tipi basit şişmanlıktır. Basit şişmanlık, kişinin aldığı ve harcadığı enerji dengesinin bozulması nedeniyle karşımıza çıkar. Bu çocukların beslenme öykülerinde çok miktarda şeker ve şekerli gıda/içecek, yağlı ya da hazır gıda tüketimi vardır. Bazen de porsiyonların büyük olması ya da besin öğelerinin uygun oranlarda alınmaması bu duruma yol açar. Ergenlik öncesi dönemde yaşıtlarına göre uzundurlar ancak ergenliğin erken başlaması ve büyümenin erken sonlanması nedeni ile erişkin boyları olumsuz etkilenebilir. Özellikle de aile bireylerinin ya da bakımı üstlenen kişilerin “Çocuktur, yesin, vücut zamanla kiloyu atar” gibi yaklaşımları şişmanlığın gelişimi ve ağırlaşmasında rol oynar. Bugün çocukluk çağında şişman olarak adlandırılan çocukların önemli bir kısmının erişkin dönemde de obezite hastası olmaya devam ettiği bilinmektedir.

Kanserden kalp hastalıklarına pek çok tehlike pusuda bekliyor

Çocukluk çağı şişmanlığında; kalp damar hastalıkları, hipertansiyon, kan yağlarında yükseklik, karaciğer yağlanması, diyabet (şeker hastalığı), ortopedik sorunlar, uyku bozuklukları, özgüven kaybı ve sosyal izolasyon gibi sorunlar görülebilmektedir. Her zaman ek tedaviler gerektirmese de ergenlik bulgularının öne kayması ile karşılaşılabilir. Özellikle de obezitenin erişkin dönemde meme, yumurtalık,  prostat gibi bazı kanserler için de zemin hazırladığını ve üreme bozukluklarına yol açabildiğinin unutulmaması gerekir. Şişmanlığın bağışıklık sistemi üzerine de olumsuz etkileri olabilmektedir.

Şişmanlığın bağışıklık sistemi üzerine de olumsuz etkileri olabilmektedir.

Anne babada olan şişmanlık çocuktaki riski 15 kat artırıyor

Çocukluk çağında obezite konusunda hem genetik, hem de çevresel etmenlerin büyük etkisi vardır. Anne-babadan birinde obezite varlığı çocukta şişmanlık gelişme riskini 2-3 kat, ikisinde birden olması da 15 kat artırmaktadır. Doğum öncesi ve sonrası nedenler, fiziksel aktivite durumu, beslenme alışkanlığı, sosyo-kültürel ve ailesel etmenler, psikososyal faktörler ve kimyasallar gibi ek çevresel etmenler de obezitenin oluşumunda rol oynamaktadır.

Uygun tedavi planlaması ve yaşam tarzı değişiklikleri büyük önem taşıyor

Genetik yatkınlığın haricinde erken yaşta şişmanlığa neden olan ya da ek bulguların eşlik ettiği, nadir genetik hastalıklar da bulunmaktadır. Bu genetik hastalıklar ya da hormonal bozukluklar açısından risk altında olan çocuklar, çocuk endokrinoloji hekimleri tarafından görülmeli ve izlenmelidir. Basit obezitenin söz konusu olduğu durumlarda ise tedavinin en önemli bileşeni yaşam tarzı değişiklikleridir. Bazı durumlarda ilaç tedavileri gündeme gelebilir. Ancak bu yaşam değişiklikleri uygulanmadığı zaman ilaç tedavisinin de etkinliği sınırlı kalmaktadır. Erişkin dönemde uygulanan bariatrik cerrahi, çocukluk çağında öncelikli tedavi yöntemlerinden biri değildir ve bu konuyla ilgili araştırmalar devam etmektedir. Gelişimini büyük oranda tamamlamış, diğer tedaviler ile gelişme kaydedilemeyen, seçilmiş olgularda gündeme gelebilir ancak çocuklar bu konuda deneyimli, çocuk endokrinoloji dahil gerekli tüm branşların bulunduğu merkezlerce değerlendirilmelidir.

Covid sürecinde çocukluk çağı obezitesine karşı 11 önlem

Çocukların egzersiz olanaklarının azaldığı, ekran karşısında geçirdikleri sürenin arttığı, uyku ve beslenme düzenlerinde değişikliklerin yaşandığı pandemi sürecinde aşırı kilo alımının önüne geçmek için şu önlemler alınabilir:

  • Sağlıklı beslenme bilincini çocuklarınıza erken yaşlarda kazandırmalısınız.
  • Anne ve baba olarak sağlıklı beslenme ile egzersiz planlaması konusunda çocuklarınıza örnek olmalısınız.
  • Paketli gıdalar yerine sağlıklı atıştırmalıklar seçmelisiniz.
  • Şekerli ya da katkı maddeli yiyecek ve içecekleri ödül olarak göstermemelisiniz.
  • Çocuklar karbonhidrat, protein, yağ, lif, vitamin ve mineralleri bakımından dengeli beslenmelidir.
  • Porsiyonlar çocuğun yaşına uygun olmalıdır.
  • Çocuğa düzenli egzersiz alışkanlığı kazandırmalısınız.
  • Uyku saatleri düzenlenmeli.
  • Ekran başında geçirdiği süre sınırlandırılmalı.
  • Çocuklarınızla oyunlar oynamalı, kaliteli zaman geçirmelisiniz.
  • Hafif ev işlerinde çocuklarınıza sorumluluk verebilirsiniz.